(765 S. K. m. 102, 104)
Dava: 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan sanık Lokman Çakı'nın yapılan yargılanması sonunda, beraatine dair Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.3.2004 gün ve 2001/424 Esas, 2004/70 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 24.5.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: I- Sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde:
Sanığın işyerinde ve muhasebecisinin bürosunda 12.11.9997 tarihinde yapılan aramada temsilcisi olduğu şirket tarafından düzenlenmiş faturalar ele geçirilemediği gibi Seyhan Vergi Dairesi Müdürlüğünün 14.12.2001 tarih ve 23581 sayılı ... mükellef adına düzenlenmiş olan raporda fatura cildi ibraz edilmediği ve yapılan aramada da ele geçirilemediği için kimler adına fatura düzenlendiği bilinmemektedir denildiğinden, mükellef tarafından düzenlenen faturaların kullanıldığına dair 13.12.2001 tarihine kadar herhangi bir tespite rastlanmamıştır... şeklindeki cevabi yazı içeriği karşısında, suç tarihi itibariyle sahte düzenlediği iddia olunan faturaların kullanılması ile suç oluşacağından düzenlenen 29.9.1997 tarihli fatura da iade faturası olduğundan tebliğnamedeki soruşturmanın genişletilmesi ile muhasebeci Sedat Yener ve yasal 1. cilt fatura sevk irsaliyesini basan matbaacı Ragıp Yıldır Bilgiç'in dinlenmelerinin, aradan geçen oldukça uzun sürede dikkate alındığında bir yenilik getirmeyeceğinden bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin eksik soruşturma yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Katılan vekilinin sahte fatura kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Sonuç: Yüklenen suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 26.10.1997 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK. nun 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 28.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy