(765 S. K. m. 31, 59, 81, 504, 522)
Dava ve Karar: Dolandırıcılık suçundan sanıklar C. G. ve H. D.'ın yapılan yargılanmaları sonunda, katılan Z. A.'i dolandırmaktan beraatlerine, katılan G. D.'a yönelik eylemlerinden dolayı sanık C. G.'in TCK. nun 504/3, 522, 81/1-3, 31, 33. maddeleri gereğince 5 yıl 6 ay 2 gün ağır hapis ve 32.502.085.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine, ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklanmasına ve yasal kısıtlılık altında bulundurulmasına, sanık H. D.'ın TCK. nun 504/3, 522, 31. maddeleri uyarınca 5 yıl ağır hapis ve 32.500.000.000 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine, 3 yıl süre ile kamu hizmetlerinden yasaklanmasına dair Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.11.2003 gün ve 2001/138 Esas, 2003/299 Karar sayılı hükmün süresi içinde sanık C. ile sanıklar vekilleri ve katılan Z. A. tarafından temyiz edilmiş, sanık C. yönünden temyiz incelemesi duruşmalı olarak istenilmiş olmakla dava evrakı C. Başsavcılığının onama-düzeltilerek onama isteyen 17.05.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle sanık C. G. hakkında tayin olunan cezanın nev'i ve miktarı itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verilip duruşma usulen icra edildikten sonra, incelenip gereği görüşüldü:
I- Sanıklar C. G. ve H. D.'ın katılan G. D.'ı dolandırmak suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine incelenen dosya içeriğine göre sanık C. ve vekilinin sübutun bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza verildiğine, adil yargılama ilkesinin ihlal edildiğine, TCK. nun 522. maddesinin aleyhe uygulanarak fazla ceza verildiğine, TCK. nun 59. maddesinin uygulanması gerektiğine, sanık H. D. vekilinin, eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğuna, eksik soruşturma yapıldığına, TCK. nun 59. maddesinin uygulanması gerektiğine, TCK. nun 522. maddesinin aleyhe uygulanarak fazla ceza verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Sanık C. G. hakkında tekerrür uygulaması sırasında tekerrüre esas alınan önceki cezasının 2.085.000 lira ağır para cezasından ibaret olup TCK. nun 81/3. madde ve fıkrası uyarınca ağır hapis cezasından tekerrür nedeniyle 1 günden fazla arttırım yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde fazla ağır hapis cezası tayini,
2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.4.2004 gün ve 47/101 sayılı ilamında belirtildiği üzere maktu vekalet ücretinin katılan asil yerine vekil lehine hükmolunması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık C. G.'e hükmolunan ağır hapis cezasının TCK.nun 81/1-3. madde ve fıkraları uyarınca 5 yıl 1 güne indirilmesi, maktu vekalet ücreti takdirine ilişkin hüküm fıkrasındaki katılan vekiline ibaresinin çıkartılarak katılana ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak düzeltilerek ONANMASINA,
II- Katılan Z. A.'in sanık H. D. hakkında kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Ankara da ikamet eden katılan G.'ın İnegöl de bulunan evini gazete ilanı yoluyla satılığa çıkardığı, sanıklardan C.'in bu ilan üzerine katılanı telefon ile arayarak, kendisinin Almanya'da işçi olarak çalıştığını daireyi eşi adına alacağını söyleyerek 13 milyar lira bedel karşılığı alımı ve satış konusunda sanık C.'in yetkili kılındığına ilişkin vekaletnamenin İnegöl'de bulunan tanık G. D.'ya gönderilmesi ve satış bedelinin de tanığa ödenmesi konusunda anlaştıkları, anlaşma uyarınca katılan G.'ın Ankara 40. Noterliğinde düzenlenen 5.12.2000 tarih ve 46884 yevmiye nolu vekaletnameyi arkadaşı G.'e gönderdiği, vekaletnamenin gönderildiğini öğrenen sanık C.'in yanına diğer sanık H.'i de alarak tanık Güner'in çalıştığı işyerine gidip avukat katibi olarak tanıttığı sanık H.'in vekaletnamenin usulüne uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğini kontrol edeceğinden bahisle vekaletnameyi inceleyip hangi noterlikte düzenlendiği ve tarihi ile yevmiye numarasını öğrendikleri, katılan G.'ın bu satıştan dolayı kendilerinin borcu olmadığına dair bir belge göndermesi halinde satış bedelinin Bursa da bürosu bulunan Avukat Hasan Özcan tarafından ödeneceğini belirtip katılanın fotoğraflarını vermesi konusunda tanığı ikna edip aldıkları fotoğraflarla işyerinden ayrıldıkları, bilahare Ankara 40. Noterliğine başvurup sanık C. adına düzenlenen vekaletnamenin otobüste kaybolduğu yalanını söyleyerek tanık Güner den aldıkları, katılan G.'a ait fotoğrafları da kullanarak vekaletnamenin bir suretini çıkarttıkları, söz konusu vekaletname ile İnegöl 4. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü'ne başvurarak katılan adına kayıtlı taşınmazın sanık C. tarafından vekaletnameye dayanılarak sanık H.'e satışının 7.12.2000 tarihinde gerçekleştirildiği, ertesi günü sanık H.'in söz konusu daireyi diğer katılan Zekai'ye satmak için emlakçı bürosuna geldiği, satış bedeli konusunda anlaşıp katılanın eşi ile birlikte evi gezip beğenmeleri üzerine katılanın sanığa 6.000 Amerikan Doları, 1.440.000.000 liralık senet ve Alanyurt beldesinde bulunan bir arsanın satış yetkisini içeren vekalet verdiği, katılanın 11.12.2000 günü tapu dairesine evin devrini almak için gittiğinde katılan G. tarafından devir yasağı koydurulduğu için devrini alamadığı, sanığın bu arada aynı daireyi tanık Ş. E.'a da satmaya çalıştığı olayda; hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanık C. ile önceden aldıkları karar ve yaptıkları plan uyarınca katılan G. D.'a ait taşınmazın hile ve desiselerle üzerine tescilini sağlayan sanık H.'in yasal olmayan biçimde malik olduğu taşınmazı bu durumu saklayarak katılan Z.'ye satması eyleminde, tapuda haksız malik görünmesinden de yararlanarak tapuyu vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği ve eylemine uyan TCK. nun 504/3 madde ve bendi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki nitelikte olduğundan bahisle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan Z. A.'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy