(765 S. K. m. 59, 504, 522, 523) (1412 S. K. m. 322, 326) (647 S. K. m. 5)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanıklar Necip Işıldaksoy ve Zekai Işıldaksoy'un yapılan yargılamaları sonunda, TCK. nun 504/1, 522, 523, 59, CMUK. nun 326/son ve 647 Sayılı Yasanın 5. maddeleri gereğince 7'şer ay 10'ar gün ağır hapis ve 16.124.319.000'er lira ağır para cezasıyla mahkumiyetlerine dair İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.04.2004 gün ve 2003/318 Esas, 2004/184 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama isteyen 05.07.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Gerekçeli karar başlığında Zekai Işıldaksoy'un yanlış yazılan ana adının nüfus kaydına uygun şekilde Firuzan olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, nüfus kaydındaki ana adına uygun düşmeyen sabıka bildirimi esas alınarak hüküm kurulması sanıklara karşı temyiz olmadığından, tayin olunan hapis cezaları TCK. nun 522. maddesi ile arttırılırken ve aynı yasanın 523 ve 59. maddeleri ile indirilirken hesap hatası sonucu fazla ceza tayini ve elde edilen haksız menfaat miktarının tespiti sırasında, suça konu dövizlerin suç tarihindeki Merkez Bankası efektif alış kuru yerine, döviz alış kuru esas alınarak Türk Lirasına çevrilmek suretiyle fazla ağır para cezasına hükmolunması ise sonuç cezanın kazanılmış hak gözetilerek CMUK. nun 326/son maddesinin uygulanması sonucu tayin olunması nedeniyle sonuca etkili görülmeyip bozma sebebi yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine incelenen dosya içeriğine göre sanıklar vekilinin; sadece sanık Necip'in atılı suçu işlediğine, suçun manevi unsurunun oluşmadığına ve 647 Sayılı Yasanın 6. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Ceza Genel Kurulu'nun 20.4.2004 gün ve 47-101 sayılı kararında da açıklandığı üzere vekalet ücretinin asil yerine vekil lehine hükmolunması,
Sonuç: Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun CMUK. nun 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan maktu vekalet ücretinin sanıklardan müteselsilen alınıp müdahil vekiline verilmesine ilişkin bölümdeki müdahil vekiline ibaresinin kaldırılarak müdahile denilmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün kısmen istem gibi düzeltilerek ONANMASINA, 09.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy