(2863 S. K. m. 74) (765 S. K. m. 55, 58, 65) (647 S. K. m. 6)
Dava: 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçundan sanıklar Ali İpek, Hasan Birge ve Kemal Birge'nin yapılan yargılamaları sonunda, sanık Hasan Birge'nin 2863 Sayılı Yasanın 74/2, TCK. nun 59/2, 647 Sayılı Yasanın 6. maddeleri uyarınca 10 ay ağır hapis ve 181.753.415.TL, sanık Kemal Birge'nin 2863 Sayılı Yasanın 74/2, TCK. nun 65/3, 55/3, 59/2, 647 Sayılı Yasanın 6. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün ağır hapis ve 60.584.471.TL, sanık Ali İpek'in ise 2863 Sayılı Yasanın 74/2, TCK. nun 58/son, 59/2, 647 Sayılı Yasanın 6. maddeleri ile 8 ay 10 gün ağır hapis ve 151.461.179 lira ağır para cezasıyla mahkumiyetlerine dair Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.2.2003 gün ve 2002/73 Esas, 2003/8 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekili ve müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının düzeltilerek onama ve bozma isteyen 29.6.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine incelenen dosya içeriğine göre sanık Hasan vekili ile diğer sanıklar müdafiilerinin suçun sabit olmadığına, unsurları itibariyle oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak:
1- Sanıkların, küçük kazma ile 30x40 cm ebatlarında ve 10 cm derinliğinde eşeledikleri çukurun define elde etmeye müsait aşamaya ulaşmadığı ve buna göre suçun eksik teşebbüs safhasında kaldığı gözetilmeden tamamlanmadığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sağır ve dilsiz olan sanık Ali İpek'in işlediği suçun anlam ve sonuçlarını kavrayabilme yeteneği bulunup bulunmadığı tıbben araştırılıp saptanmadan eksik soruşturma ile mahkümiyetine hükmolunması,
3- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık Kemal Birge hakkında 647 Sayılı Kanunun 4/1. maddesinin uygulanması zorunluluğu bulunduğu gözetilmeyerek, hükmolunun cezanın nevinden bahisle anılan maddenin uygulanmaması,
4- Hüküm tarihinden önce 10 Şubat 2003 gün ve 25020 Mükerrer Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4806 Sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik TCK. nun 30. maddesinin 2. fıkrası gereğince para cezalarında bin liranın küsrünün atılmasında zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık Hasan vekili ile diğer sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı CMUK. nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 31.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy