(5252 S. K. m. 9) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanıklar H. ve Ö'nün yapılan yargılamaları sonunda; beraatlarına dair Tokat Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 24.03.2003 gün ve 2002/1248 Esas, 2003/64 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığı'nın onama isteyen 25.10.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Sahte telefon kartları ile haksız yere konuşma yapıldığı bilgisine ulaşan müdahil kurumun, teknisyen olarak görev yapan tanık G'yi şüphelileri tespit amacıyla görevlendirdiği, merkez postanesi önündeki 4 nolu ankesörlü telefon kulübesine giren sanık H'yi takibe aldığı, sanığın telefon kartını makineye taktığını gören tanığın kartın sahte olduğunu hemen fark ettiği, 23.06.2002 tarihli yakalama-teslim-tesellüm tutanağı içeriği ile adı geçen sanığın aynı tarihli polisteki ifadesine göre, konuşmanın bitimi sonrası kartın kendisinden kontrol amacıyla, polis memuru ve tanık G. tarafından istendiği, zapt etme tutanağına göre de benzer nitelikte bir kartın sanığın üzerinden zaptolunduğu, bu sanığın anlatımı doğrultusunda diğer sanık Ö'nün bir çay ocağında yakalanıp üzeri arandığında onun üzerinden de iki telefon kartının çıktığı, suça konu zaptolunan 30 ve 60 kontörlük telefon kartlarının üst tarafındaki barkot numarasının geniş siyah şeridi üzerine sonradan yapıştırıldığı açıkça belli olan beyaz şerit ve beyaz kağıt ile 100 kontörlük kart haline getirildiğinden 30.12.2002 günlü duruşmada tespit olunduğu, seyyar satıcıdan alınmış olsa bile mevcut sahteciliğin ilk bakışta sanıklar tarafından fark edilmemesinin mümkün görülmediği, sahte olan telefon kartlarının bilerek sanıklarca kullanıldığı anlaşılmakla, suç teşkil eden ve sübut bulan otomatik aletlerden karşılıksız yararlanma suçundan dolayı 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca 765 ve 5237 Sayılı Yasanın ilgili tüm maddeleri uygulanarak birbiriyle karşılaştırılması sonucu bulunarak lehe hükmün uygulanması suretiyle sanıkların cezalandırılması ve emanette bulunan telefon kartlarının akıbeti hakkında bir karar verilmesi gerekirken, kartın arka yüzündeki ek şeridin sanıklar tarafından yapıldığına dair delil olmadığından bahisle yazılı şekilde beraatlarına hükmolunması,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy