(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 102) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321, 322)
Dava: Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanıklar Yusuf, Dilek ve Aylin'in, görevi kötüye kullanmak suçundan sanıklar Ferruh ve Hüseyin'in yapılan yargılamaları sonunda: sanıklar Ferruh ve Hüseyin'in görevi kötüye kullanmak suçundan, Yusuf, Dilek ve Aylin'in resmi belgede sahtecilik suçundan, ayrıca sanık Aylin'in dolandırıcılık suçundan beraatlarına, sanıklar Yusuf ve Dilek'in dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.09.2004 gün ve 2001/255 Esas, 2004/301 Karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ile sanıklar Yusuf ve Dilek müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının onama ve bozma isteyen 08.11.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü;
Karar: 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında sanık Aylin'e yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nın 102/4 maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 01.11.2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK'nın 102/4 maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına,
2- Katılan vekilinin sanıklar Yusuf, Dilek ve Aylin'in resmi evrakta sahtecilik suçundan, sanıklar Ferruh ve Hüseyin'in görevi kötüye kullanmak suçundan beraatlarına ilişkin hükme yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun olarak gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanıkların suplarının sabit olduğuna ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
3- Sanıklar Yusuf ve Dilek'in dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyizine gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiinin suçun sabit olmadığına, unsurlarının oluşmadığına, sanık Dilek'in H. Şirketi ile bir ilgisinin bulunmadığına, eksik soruşturma yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.07.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy