(5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 7) (765 S. K. m. 102, 104) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321)
Dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından sanık H. Çalık'ın yapılan yargılaması sonunda, dolandırıcılık suçundan beraatına, resmi evrakta sahtecilik suçundan mahkumiyetine dair İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.04.2005 gün ve 2002/223 Esas, 2005/53 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama ve bozma isteyen 02.12.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
1- Katılan vekilinin sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II- Katılan vekili ve sanık müdafiinin resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Hükümden sonra, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.09.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy