(5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 293, 317) (5271 S. K. m. 264)
Dava: Memurun Resmi Evrakta Sahteciliğine İştirak ve Dolandırıcılığa Eksik Teşebbüs suçlarından sanık İdris Kepenç'in yapılan yargılaması sonunda, dolandırıcılık suçundan beraatına, değişen suç vasfına göre sahte şahadetname düzenletmek suçu ile ilgili kamu davasının 4616 Sayılı Kanunun 1/4. maddesi uyarınca kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine dair Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.12.2004 gün ve 2004/773 Esas, 2004/717 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama isteyen 02.12.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: I- Ceza Genel Kurulu'nun 24.09.2002 gün ve 214/322 sayılı kararında da açıklandığı üzere, şahadetnamede sahtecilik suçunun niteliği ve işlendiği tarih itibariyle 4616 sayılı Kanunun 1/4. maddesi gereğince kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine dair verilen ve nihai nitelikte olmayan karara karşı yapılan başvuru; ceza miktarı, suç tarihi ve vasıflandırma gibi yargılama konusu suçu bu yasa kapsamı dışına çıkaracak hususlara ilişkin bulunmadığından, itiraz niteliğinde olup katılan vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, talep tarihinde yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK. nun 293. (5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 264/2) maddesi uyarınca, bu karara yönelik, temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile gereğinin mahallinde takdir ve ifasına,
II- Katılan vekilinin, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 Sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının; suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ortadan kaldırılmasına, 12.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy