(2004 S. K. m. 331) (765 S. K. m. 79, 504)
Dava: Emniyeti suistimal, alacaklısını zarara uğratmak amacıyla mal mevcudunu eksiltici eylemde bulunmak ve dolandırıcılık suçlarından sanıklar Halit Cıngıllioğlu, Ali Cıngıllıoğlu, Sema Cıngıllıoğlu, Selahattin Serbest, Servet Bozdağ ve Merkez Yatırım Proje Danışmanlığı Hizmetleri A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeleri haklarında yapılan hazırlık soruşturması sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.04.2004 tarihli ve 2004/14931 hazırlık, 2004/3599 sayılı takipsizlik kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile takipsizlik kararının kaldırılmasına, sanıklar hakkında kamu davası açılmasına dair, Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 17.06.2004 tarihli ve 2004/274 müteferrik sayılı karar üzerine yargılama devam ederken, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 331. maddesine aykırılıktan yeniden yapılan şikayet üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.04.2005 tarihli ve 2005/831-3362 sayılı takipsizlik kararına yönelik itirazın reddine dair Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 13.06.2005 tarihli ve 2005/473 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Karar: Dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında emniyeti suistimal, alacaklısını zarara uğratmak amacıyla mal mevcudunu eksiltici eylemde bulunmak ve dolandırıcılık suçlarından dolayı verilen 27.4.2004 tarihli takipsizlik kararına yapılan itiraz üzerine, Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca itirazın kabulüne, takipsizlik kararının kaldırılarak kamu davası açılmasına karar verilmesi karşısında, Cumhuriyet Savcısının tüm suçlardan dava açması gerektiği halde, emniyeti suistimal ve alacaklısını zarara uğratmak amacıyla mal mevcudunu eksiltici eylemde bulunmak suçlarının 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun 79. maddesi yollamasıyla anılan kanunun 504/1-3. maddesi kapsamında kaldığı değerlendirilerek sadece nitelikli dolandırıcılık eyleminden dolayı kamu davası açıldığı, alacaklısını zarara uğratmak amacıyla mal mevcudunu eksiltici eylemde bulunmak suçundan dolayı ek iddianame düzenlenmesine yönelik başvuru üzerine ilk merci kararı doğrultusunda kamu davası açılması gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 01.11.2005 gün ve 46107 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 13.12.2005 gün ve YE.2005203124 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Sonuç: İddianamedeki sevk ve nitelendirmeye, Yargıtay Kanununun 14. maddesine göre kanun yararına bozma yoluyla inceleme görevi Yüksek Yargıtay 7. Ceza Dairesine ait bulunduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına İADESİNE, 02.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy