(1412 S. K. m. 327, 341) (5271 S. K. m. 309, 311)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 503/1, 522/1, 523/1. maddeleri uyarınca 5 ay 10 gün hapis ve 16.666.666 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, K. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.1999 gün ve 1998/222 esas, 1999/79 sayılı kararının, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.02.2001 gün ve 2001/1904-1686 sayılı ilanı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, sanık tarafından vuku bulan yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile yeniden yargılama yapılmak suretiyle sanığın beraatına ilişkin, K. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2002 gün ve 2001/121 esas, 2002/179 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçu olduğu kabul edilerek verilen mahkûmiyet kararının Yargıtay tarafından da 26.02.2001 tarihinde onanmasını müteakip, sanığın, 08.05.2001 tarihinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunması üzerine atılı suçu işlemediğinden bahisle beraatına karar verilmiş ise de, yeni delil olarak ileri sürülen müşteki Ş.'nin 04.05.2001 tarihli dilekçesi ve mahkeme huzurunda verdiği 31.01.2002 tarihli celsedeki beyanında daha önceki beyanlarından farklı olarak yeni bir husus ileri sürmediği müşteki Ş.nin Cumhuriyet Savcısı huzurunda verdiği 02.06.1998 ve 03.06.1998 tarihli ifadeleri ile mahkeme huzurunda verdiği 18.02.1999 tarihli celsedeki ifadeleri dikkate alınarak önceki mahkumiyet kararının verildiği, yargılamanın yenilenmesi talebinden sonra yapılan yargılama safhasında dinlenen tanıkların da hükmü etkileyecek bir bilgi ve görgülerinin bulunmadığının anlaşılması karşısında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 327. (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311.) maddesindeki yargılamanın yenilenmesi şartları oluşmadığı nazara alınmadan sanığın beraatına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan karar bozulması lüzumu yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 08.11.2005 gün ve 46662 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 12.12.2005 gün YE.2005203 171 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrak ı tevdi kılınmakla incelendi gereği görüşüldü:
Karar : Dosya kapsamından yeni delil olarak ileri sürülen Müşteki .. 'nın 04.05.2001 tarihli dilekçe içeriği ile mahkeme huzurunda verdiği 31.01.2002 tarihli celsedeki ifadesinde mahkumiyet hükmüne esas alınan önceki beyanlarından farklı olarak yeni vakalar ya da yeni deliller ileri sürmediği gibi yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulünden sonra yapılan yargılama sırasında dinlenen tanıklar Y., O. hükmü değiştirecek nitelikte bilgi ve görgülerinin bulunmadığı anlaşılması karşısında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK'un 341. maddesi uyarınca önceki hükmün onanması yerine iptali ile sanığın beraatına karar verilmesi yasaya aykırı olup;
Sonuç: Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2002 gün ve 2001/121 esas, 2002/179 sayılı kararının 5271 Sayılı CMK'nun 309/4-e maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına İADESİNE, 01.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy