(765 S. K. m. 81, 343) (647 S. K. m. 4, 5, 19, Ek m. 2) (5237 S. K. m. 50) (5275 S. K. m. 1, 106) (5252 S. K. m. 5)
Yalan beyanda bulunmak suçundan sanık
.'ın 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 343/2, 81/1, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 182.000.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2000 tarihli ve 1999/686 esas, 2000/851 sayılı kararının infazı sırasında, para cezasının ödenmemesi nedeniyle hapis cezasına çevrilmesinde oluşan tereddüt üzerine, bu konuda Cumhuriyet savcısının karar vermeye yetkisi olduğundan bahisle, herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına dair aynı Mahkemenin 12.09.2005 tarihli ve 1999/686 esas, 2000/851 sayılı ek kararma yönelik itirazın kabulü ile 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/6. maddesi gereğince para cezasına çevrilmiş bulunan 3 ay 1 gün hapis cezasının tamamen infazına ilişkin, Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2005 tarihli ve 2005/559 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 343/2 ve 81/1. maddeleri uyarınca 3 ay 1 gün hapis cezasının suç tarihi olan 1999 yılı itibarıyla günlüğü 2.000.000 Türk lirası üzerinden hesaplanmak suretiyle bulunan 182.000.000 Türk lirası ağır para cezasının, ödenmemesi nedeniyle 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 5. maddesi uyarınca her yıl yeniden değerlendirme oranına göre belirlenen miktar üzerinden hapis cezasına çevrilmek suretiyle, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 19 ve Ek 2. maddelerindeki koşullu salıverilme süresinden yararlanacağı hususundaki düzenleme 01.06.2005 tarihi itibarıyla yürürlükten kalkmış ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/6. maddesi bu konuda yeni bir düzenleme getirerek, para cezasının ödenmemesi halinde hükmü veren mahkemece kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/9. maddesinde, adli para cezasından çevrilen hapsin infazının ertelenmeyeceği ve koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmayacağı şeklinde düzenleme getirilmiş olmakla, 5237 ve 5275 sayılı Kanunların infaz yönünden sanığın aleyhine bulunduğu, keza 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Kanun'un 5/3. maddesi hükmüne göre, adli para cezasının ödenmemesi halinde, hükümlünün bir gün karşılığı olarak yüz milyon Türk lirası hesabı ile hapsedileceği yönündeki düzenleme nazara alınmak suretiyle, ödenmeyen 182.000.000 Türk lirası para cezası yerine günlüğü yüz milyon Türk lirası üzerinden hesaplanarak 1 gün hapis cezasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde kabulle karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 15.11.2005 gün ve 47585 sayılı yazılı emirlerine müsteniden Yargıtay C. Başsavcılığının 12.12.2005 gün ve YE. 2005/203221 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü.
5252 sayılı Yasanın 5/3 ve 5275 sayılı Yasanın geçici 1. maddeleri karşısında Yasa yararına atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2005 gün ve 2005/559 müt. sayılı kararının CMUK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ödenmeyen 182.000.000 Türk lirası adli para cezasının 1 gün hapis cezasına çevrilmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine 09.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy