(1412 S. K. m. 257, 321, 366)
Dava: Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık N. A. (A.)'ın yapılan yargılaması sonunda, beraatine dair Zile Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 24.09.2003 gün ve 2001/125 Esas, 2003/174 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi şikayetçi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'nın bozma isteyen 14.02.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Şikayetçi kurum vekilinin dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazının incelenmesinde:
Şikayetçi kurumun dolandırıcılık suçundan 18.03.2003 tarihli iddianame ile açılan kamu davasına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK.'nun 366. maddesi uyarınca yöntemince katılma isteminde bulunmadığı ve katılan sıfatını kazanmadığı anlaşıldığından, şikayetçi kurum vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Katılan kurum vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan sanık hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
22.10.2001 tarihli iddianame ile sanık hakkında sağlık ocağı tabibinin izinli olduğu 29.12.1999-17.01.2000 tarihleri arasında sigortalı A. O. K. ile eşi E. adına sahte reçeteler düzenlediğinden bahisle kamu davası açıldığı gözetilmeden, karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK.'nun 257. maddesi hükmüne aykırı biçimde dava konusu edilmeyen 15.12.1999 ve 22.12.1999 tarihli reçeteler esas alınarak hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy