(1412 S. K. m. 168)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanıklar Mustafa Şentürk, Menderes İmal, Hasan İmal ve Fikret Karaca haklarında yapılan hazırlık soruşturması neticesinde İskilip Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.12.2004 gün ve 2004/753-390 sayılı takipsizlik kararına karşı vuku bulan itirazın kabulü ile takipsizlik kararının kaldırılmasına ve adı geçen sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açılmasına dair, mercii Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesi başkanınca verilen 24.12.2004 gün ve 2004/580 sayılı kararı, dosya kapsamına göre, Yargıtay 4. Ceza dairesinin 22.04.1974 tarih, 1974/4136-3583 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, takibata yer olmadığına dair karara vaki itirazın kabulü halinde, merciince usulen, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 168. maddesi hükmü gereğince sadece bu kararın kaldırılmasına ve sanık hakkında kamu davası açılmasına karar verileceği, bunu takiben düzenleyeceği iddianame ile kamu davası açma yetkisinin Cumhuriyet Savcısına ait olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde ayrıca hırsızlık suçundan da kamu davası açılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle CMUK. nun 343. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 28.02.2005 gün ve 09074 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 09.03.2005 gün ve YE.200539333 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Karar: Olağanüstü bir yasa yolu olan yazılı emre, yerel mahkemelerce verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen hükümlerde çok ciddi boyutlara ulaşan, yargılama hukuku ile maddi hukuk kurallarına aykırılık hallerinde başvurulması mümkündür. İncelenen dosyada, takipsizlik kararına karşı ileri sürülen itirazı kabul eden merciin CMUK. nun 168. maddesi uyarınca sadece sanık hakkında kamu davası açılmasına karar vermekle yetinmesi gerekirken hırsızlık suçundan kamu davası açılmasına da karar vermiş olması usule aykırı ise de; bu aykırılık CMUK. nun 257. maddesinde ki hükmün mevzuu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir.
Fiili takdirde mahkeme iddia ve savunmayla bağlı değildir hükmü karşısında ve aynı yasanın 258. maddesi gözetilerek karar verilmesin de mümkün bulunduğundan,
Sonuç: Yasal koşulları gerçekleşmeyen yazılı emre atfen düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteğinin REDDİNE, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına iadesine, 11.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy