(765 S. K. m. 345, 347)
Dava: Hizmet Nedeniyle Emniyeti Suistimal ve Özel Belgede Sahtecilik suçlarından sanık Muzaffer Yıldız'ın yapılan yargılaması sonunda, beraatine dair Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.09.2003 gün ve 2002/33 Esas, 2003/604 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama-bozma isteyen 11.04.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: I- Katılanın hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılanın suçun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın aşamalarda muvafakatname başlıklı belgedeki imzanın katılana ait olduğunu, katılanla fazla görüşmediklerini savunmasına, katılanın ise okuma yazma bilmediğini, parmak bastığını, belgedeki imzanın kendisi tarafından atılmadığını beyan etmesine karşın 11.07.2002 günlü oturumda bir gazeteden telefon alırken imza attığını belirtmesine göre; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından; öncelikle sanıktan dava konusu belgeyi katılana elden götürüp bizzat kendisi tarafından mı imzalatıldığı, yoksa başkaları aracılığıyla mı imzalattırıldığının sorulması, suça konu belgenin Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ile imzalanan 9.6.2000 tarihli kira sözleşmesi ekinde sunulmuş olması nedeniyle adı geçen şirketten belge aslının, ayrıca katılanın beyanında geçen gazeteden telefon alırken attığı imzalı evrakın bulunup bulunmadığının araştırılması, temini halinde Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek muvafakatnamedeki katılana atfen atılan imzanın şikayetçi veya sanık eli ürünü olup olmadığı konusunda yeniden rapor aldırılarak şikayetçi tarafından atılmadığının saptanması halinde tapuda iştirak halinde paydaş görünmekle birlikte katılanın kiraya verilen tarlada bir hakkının bulunmadığı ve rızai taksim sonucu söz konusu yerin sanığa bırakıldığının diğer hissedarlarca da beyan edilmesi de dikkate alınarak sanığın eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 345 ve 347. maddeleri kapsamında kaldığı gözetilmeden eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 04.07.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy