(5083 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 6, 9) (765 S. K. m. 508, 522)
Dava: Sahtecilik, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suçlarından sanık Kadir Erciyas'ın yapılan yargılaması sonunda: 765 Sayılı TCK.nun 508, 522, 81/2, 503/ilk, 522, 81/2, 342/1, 81/1, 71 ve 74. maddeleri gereğince neticeden 4 yıl 15 ay hapis ve 3 yıl 3 ay ağır hapis ve 13 milyar 374 milyon 138 bin lira ağır para cezasıyla mahkumiyetine dair ANKARA 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.06.2003 gün ve 2002/55 Esas, 2003/209 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 09.05.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Yasanın 7 ve 5252 Sayılı Yasanın 9. maddeleri uyarınca karar tarihinden sonra yürürlüğe giren lehe yasanın mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden, duruşmalı inceleme yapılması sonuca etkili olmayacağı cihetle dosya üzerinden inceleme yapılmasına karar verilerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Gazetedeki ilan üzerine şikayetçi Hayri Dağdelen'in işyerine yanındaki arkadaşları ile birlikte giden sanığın, suça konu aracın alımı hususunda pazarlık yaptıktan sonra, denemek istediğini söyleyerek aracın kontak anahtarını şikayetçiden aldığı, arkadaşını ise şikayetçi yanında bırakarak güvenin devamını sağladığı ve bilahare arkadaşının da bir bahane ile şikayetçinin yanından ayrıldığı, deneyeceğinden bahisle aldığı aracı sahte kimlikle bir başkasına sattığı iddia ve kabul olunan olayda, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde güveni kötüye kullanmak suçundan mahkumiyetine hükmolunması,
2- Hükümden sonra, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5335 Sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 Sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların atılmasında ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6 ve 9. maddeleri uyarınca anılan Kanunların değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK.nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy