(213 S. K. m. 359)
Özel evrakta sahtecilik suçundan sanık Ramazan'ın yapılan yargılaması sonunda: Beraatına dair Kumluca Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 10.12.2003 gün ve 2002/232 Esas, 2003/319 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan ve vekili tarafından İstenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 09.05.2005 tarihli tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle incelerek gereği görüşüldü:
Sanığın, sattığı mallara karşılık verdiği mal teslim fişlerinin kendisinde kalan nüshalarına, satmadığı halde satmış gibi malzeme eklemesi yaparak, bu fişlere göre sahte faturalar düzenleyip, bu faturalarla haksız yarar sağlamak amacıyla katılan aleyhine ilamsız icra takibi başlattığının iddia olunması karşısında; 213 sayılı Vergi Usul Yasası'nın 01.01.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4369 sayılı Yasa ile değişik 359/b-l maddesine göre vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi gereken belgelerin sahte olarak düzenlenmesi suçun oluşumu için yeterli olup bu belgelerin kullanılması ve vergi ziyaı doğması suçun unsuru olmaktan çıkarıldığı cihetle, eylemin, 2001 takvim yılında sahte fatura düzenlemek ve iddianame kapsamına göre açıldığı anlaşılan dolandırıcılık suçunun 765 sayılı TCK'nın 504/3. (5237 sayılı TCK'nın 158/1-d) maddesinde öngörülen kamu kurumu olan icra müdürlüğünü aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan ve vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.09.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy