(765 S. K. m. 99) (5237 S. K. m. 7, 73) (5083 S. K. m. 2) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarından sanıklar Ramazan Dağıstan, Hüseyin Düzgün ve Mustafa Bulduk'un yapılan yargılamaları sonunda, sanık Mustafa'nın dolandırıcılık suçundan beraatına, diğer sanıkların her iki suçtan mahkumiyetlerine dair İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.12.2004 gün ve 2004/218 Esas, 2004/469 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ile sanık Ramazan müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının red-bozma isteyen 6.6.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Ceza Genel Kurulu'nun 20.06.2006 gün ve 120/137 Sayılı kararında açıklandığı üzere 765 sayılı TCK. nun 99. maddesinin 2. fıkrası (5237 sayılı TCK. nun 73/5. fıkrası) uyarınca sanıklardan biri hakkındaki şikayetin geri alınmasının diğer şeriklere de sirayetinin ancak takibi şikayete bağlı suçlar ile şahsi davalar için geçerli olup, sanık Ramazan'a yüklenen suçların nitelikli dolandırıcılık ve nitelikli hırsızlık olması ve res'en takibi gereken suçlardan bulunması, katılan Mustafa'nın akrabası olan sanık Ramazan'dan şikayetçi olmamasının diğer sanıklar hakkında açılan davaya katılmasını ve hükmü temyiz etmesini engellemeyeceği ve katılma talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı cihetle; katılanın temyiz talebinin reddi gerektiği yönündeki tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
I- Katılan vekilinin sanık Mustafa Bulduk hakkında kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık Ramazan Dağıstan müdafii ile katılan vekilinin sanık Hüseyin Düzgün hakkında kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümden sonra, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5335 Sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 Sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların atılmasında ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.07.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy