(7201 S. K. m. 53)
Dava: Memura yalan beyanda bulunmak, bedelsiz kalmış senedi kullanmak ve bu suçları iştirak suçlarından sanıklar Mustafa Benzer ve İbrahim Halil Uluba'nın yapılan yargılamaları sonunda, beraatlerine dair Kozan Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.03.2005 gün ve 2003/291 Esas, 2005/209 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 31.05.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: İncelenen dosya içeriğine göre şikayetçinin temsilcisi olduğu şirket tarafından 30.09.2002 keşide tarihli 44.506.000.000 lira tutarındaki çek, sanık Mustafa Benzer adına düzenlenerek verilmiştir. 08.10.2002 - 22.10.2002 tarihleri arasında banka havalesi ile bu çek karşılığı olduğu belirtilerek 33.000.000.000 lira sanık Mustafa Benzer'e gönderilmiştir. Suça konu çek diğer sanığa ciro edilmiş ve 25.10.2002 tarihinde bankaya ibraz edilmiştir. Çek karşılığı olmadığından bahisle aynı tarihte Mersin Asliye Ticaret Mahkemesinden ihtiyati haciz kararı alınarak takibe geçirilmiştir. Bu arada 30.10.2002 günü kalan 11.506.000.000 lira banka havalesi ile gönderilmiştir. İhtiyati haciz kararı, Kozan'da 31.10.2002 tarihinde infaz edilmiştir.
Şikayetçi, Kozan'da olduğunu, Mersin'de gösterilen adresin kendileri ile bir ilgisinin bulunmadığını belirterek itiraz da bulunmuş, Mersin Asliye Ticaret Mahkemesince bu talep yerinde görülerek 9.12.2002 tarihinde itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, icra dosyası Kozan İcra Müdürlüğüne gönderilmiş ve 3.4.2003 tarihinde yeniden kambiyo senetlerine dayalı ödeme emri çıkartılmıştır.
Sanık Mustafa Benzer, şikayetçiye buğday sattığını, çekin karşılığı çıkmayınca ve kayınpederi olup çeke kefil olan diğer sanığa ciro ettiğini söylemiştir. İcra takibini yapan sanık İbrahim Halil Uluba ise, şikayetçiyi 50 yıldır tanıdığını ailece görüştüklerini, kendisinden ve damadı olan diğer sanıktan buğday aldığını, verdiği çekin ödenmediğini, bedelini kendisinin alacaklıya ödediğini, şikayetçi tarafından gönderilen paraların açık hesap için gönderilip çeke mahsuben diye gönderildiğini savunmuştur.
Aralarında uzun süredir ticari ilişki bulunan ve ailece görüşen sanığın, suça konu 44.506.000.000 lira meblağlı çek için Mersin 4. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2002/4215 ve 2002/4230 Esas sayılı dosyaları ile takibe geçilmesi nedeniyle her iki takip dosyasının celbedilerek incelenip 2002/4215 esas sayılı dosya akıbetinin araştırılması, ihtiyatı haciz istemine ilişkin dilekçede Mersin adı geçen takip dosyalarındaki borçlu adreslerinin ise Kozan olarak farklı gösterilmesi, Mersin'de bir başka firmanın bulunduğu adrese tebligat yaptırılması ve ihtiyati haciz kararının iptali üzerine tüm borcun ödenmesinde sonra 03.04.2003 tarihinde Kozan İcra Müdürlüğünce yeniden ödeme emri çıkarttırılması, sanık İbrahim Halil Uluba'nın damadı olan diğer sanığa ödenen paraları bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği gibi Ömer Arslan'da Mustafa'ya çekler dışında açık hesaptan para gönderirken çeke mahsuben diye göndermiştir şeklindeki beyanından para gönderildiğini bildiği, banka dekontlarında gönderilen paraların suça konu çek karşılığı olduğunun belirtilmesi ve bu şekilde kabul olunarak alınması, kefil olduğunu söyleyen İbrahim Halil Uluba'nın kefil olduğu borç için gönderildiği belirtilen paranın, başka alışveriş için gönderildiğini ileri sürmesinin de olaya uygun düşmediği gözetilerek 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 53. maddesi de değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdiri gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy