(2709 S. K. m. 19) (466 S. K. m. 7)
Dava: 466 Sayılı Kanuna göre maddi ve manevi tazminat talebinde bulunan davacı Mehmet Çal'ın istemi üzerine yapılan inceleme sonunda:
466 Sayılı Kanuna göre 525.800.000 lira maddi ve 1.000.000.000 lira manevi tazminatın ve 800.000.000 lira vekalet ücretinin davalı maliye hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.02.2005 gün ve 2004/159 Esas, 2005/51 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 15.06.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Tensip tutanağında naip hakim olarak Atilla Darı görevlendirildiği halde görevlendirme kararı da olmadan 14.7.2004 günlü oturumun bir başka hakim tarafından icra edilmesi,
2- Davacıya ait nüfus kaydı ile adli sicil kaydının getirtilmemesi,
3- Denetime olanak verecek şekilde beraat kararı ile sonuçlanan ve tazminat davasına konu oluşturan Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasının celbedilmemesi veya kesinleşme şerhi içeren karar sureti getirtilmeden dosya inceleme tutanağı ile yetinilerek davanın süresinde açıldığından bahisle kabulüne karar verilip hüküm kurulması,
4- Bilirkişi raporunda net asgari ücrete göre davacının maddi tazminata hak kazandığı meblağın 522,65 YTL olduğu belirtilmesine karşın damga vergisi düşülmeden hesaplanan brüt asgari ücrete göre belirlenen 525.800 YTL üzerinden maddi tazminata hükmolunması,
5- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 13.11.2004 gün ve 177-203 sayılı kararında açıklandığı üzere: 17.10.2001 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4709 Sayılı Yasa ile; haksız ve hukuka aykırı olarak yakalanan ve tutuklanan kimselerin bu yüzden uğrayacakları her türlü zararların Devletçe tanzim edilmesine olanak sağlayan Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 19. maddesinin son fıkrasında değişiklik yapılarak zararın tazminat hukukunun genel prensiplerine göre Devletçe ödeneceğinin kabul edilmesi karşısında, 466 Sayılı Yasa uyarınca haksız tutuklama tazminatı başvurusunda davada uygulanması gereken 28. Kasım 2002 gün ve 24950 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 4. fıkrası gereğince, kabul edilen miktar üzerinden tarifenin 3. kısmına göre davacı lehine, davanın reddedilen kısmı üzerinden ise tarifenin 10. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tarifenin 3. kısmına göre davacı lehine belirlenen ücreti geçmeyecek şekilde davalı yarına ve dava tümüyle reddolunduğundan 466 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmü nazara alınarak anılan tarifenin 10. maddesi uyarınca tarifenin 2. kısmının 2. bölümüne göre davalı lehine avukatlık ücretleri tayini gerekmekte olup, incelenen dosyada davacının maddi ve manevi tazminat istemi kısmen reddolunduğu halde reddolunan kısım üzerinden davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı, davalı hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy