(765 S. K. m. 59, 504, 522) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (647 S. K. m. 6)
Dava: Nitelikli Dolandırıcılık suçundan sanıklar Ahmet Olug, Teyfik Yıldırım, Hatice Olug ve Gülderen Yıldırım'ın yapılan yargılamaları sonunda, 765 sayılı TCK.nun 504/7, 522, 59/2 ve 647 sayılı Yasanın 6. maddeleri gereğince sanıklar Teyfik Yıldırım, Hatice Olug ve Gülderen Yıldırım'ın 6 ay 20'şer gün ağır hapis ve 71.721.000'er lira ağır para cezası ile mahkumiyetlerine, sanık Ahmet Olug'un beraatine dair Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.10.2003 gün ve 2001/478 Esas, 2003/277 Karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi şikayetçi-katılan Bağ-Kur Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama ve bozma isteyen 27.06.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: I- Şikayetçi Bağ-Kur Genel Müdürlüğü vekilinin, yüzüne karşı verilen hükmü, sanıklar Hatice Olug ve Gülderen Yıldırım yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra, 05.11.2005 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin aynı Yasanın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Katılan Bağ-Kur Genel Müdürlüğü vekilinin, sanık Ahmet Olug hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Elde edilen delillerin sanığın hükümlülüğüne yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin suçun sübuta erdiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Katılan Bağ-Kur Genel Müdürlüğü vekilinin, sanık Teyfik Yıldırım hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
02.02.2002 gün ve 12202/659 sayılı ek iddianame ile sanık Teyfik Yıldırım hakkında görevli memura yalan beyanda bulunmak suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak mahkemesince bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan Bağ-Kur Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Ceza Genel Kurulu'nun 20.04.2004 gün ve 47-101 sayılı kararında açıklandığı üzere, vekalet ücretinin asil yerine vekil lehine hükmolunması, yasaya aykırı,
2- Hükümden sonra, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5335 sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların atılmasında ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan Bağ-Kur Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 02.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy