(5353 S. K. m. 22) (5083 S. K. m. 2) (765 S. K. m. 509)
Dava: Resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık Seçil Ok'un yapılan yargılaması sonunda;
Resmi evrakta sahtecilik suçundan beraatine ve dolandırıcılık suçunun değişen vasfına göre açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine dair Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.10.2003 gün ve 2001/536 Esas, 2003/785 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma ve onama isteyen 27.06.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Sanık hakkında; perde alacağından bahisle sadece imzalanmış, diğer kısımları boş olan iki adet çeki katılan İbrahim Kandemir'den aldığı, bu çeklerle M. Kuruca'dan daire satın almak istediği ve bu suretle dolandırıcılığa kalkışma suçlarını işlediği, ayrıca katılandan aldığı ve 600.000.000'ar TL olarak doldurulması gereken çekleri 85.500.000.000 ve 120.000.000.000 TL. olarak doldurup resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın, çeklerin tüm unsurlarıyla düzenlenmiş olarak verildiğini ve kendisinin doldurmadığını savunması karşısında, çeklerdeki yazıların katılan veya sanığın eli ürünü olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre eylemin 765 Sayılı TCK. nun 509. maddesinde yazılı suçu oluşturup oluşturmayacağı tartışılarak, dolandırıcılık suçunun ise açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçuna dönüşmeyeceği de gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
2- Kabule göre de; Hükümden sonra, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5335 Sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 Sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların atılmasında ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy