(765 S. K. m. 59, 80, 342) (5237 S. K. m. 7, 204) (5252 S. K. m. 9) (7201 S. K. m. 21) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 310, 317, 321) (YCGK. 20.04.2004 T. 2004/1-47 E. 2004/101)
Dava: Resmi Evrakta Sahtecilik suçundan sanıklar İsmail Çelik ve Muttalip Özkan'ın yapılan yargılamaları sonunda: 765 sayılı TCK. nun 342/1, 80 ve 59/2. maddeleri gereğince sanık İsmail Çelik'in 1 yıl 11 ay 10 gün ağır hapis cezasıyla mahkumiyetine, sanık Muttalip Özkan'ın beraatına dair Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.10.2004 gün ve 2004/45 Esas, 2004/275 Karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının red, onama ve bozma isteyen 25.07.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, sanık İsmail Çelik'in 13.12.2004 havale tarihli dilekçesi ile yasal süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: I- Sanık İsmail Çelik'in yokluğunda verilen ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesine uygun olarak 19.11.2004 gününde tebliğ edilen hükmü, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra, 13.12.2004 tarihinde havale edilen dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin aynı Yasanın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Katılan vekilinin, sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince:
1- Sanık İsmail Çelik'in yurtdışında işçi olarak çalıştığını ve bu sırada hiç otomobilinin olmadığını, söz konusu otomobili de kendisinin almadığını, permi hakkın kaybolmasın dedikleri için 20.12.1999 tarihinde Türkmenistan'ı terk etmeden önce bu hakkını yurtdışında çalıştığı Ladik Nakliyat ve Ticaret Anonim Şirketine sattığını, bundan sonra yapılan işlemler ile ilgili de hiçbir bilgi ve alakasının olmadığını, sadece söz konusu şirketin isteği üzerine arabanın Sevinç İlhan isimli kişiye devredilmesi için diğer sanığa noterden vekaletname verdiğini, diğer sanık Muttalip Özkan'ın ise, yardımcı olmak amacıyla sanık İsmail Çelik adına gümrüğe gelen arabanın Sevinç İlhan'a satışı için adı geçen sanıktan vekaletname aldığını savunmaları, sanık Muttalip Özkan'ın da arabanın Sevinç İlhan'a satışı için Halim Kayalar'a vekaletname verdiği ve Halim Kayalar'ın da noterden arabayı Sevinç İlhan'a sattığının anlaşılması karşısında, sanıkların suç kasıtlarının ortaya konabilmesi ve gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından; öncelikle dosyada bulunan onaysız belge fotokopileri ile varsa dosyada bulunmayan Gümrük Müsteşarlığı Teftiş Kurulu müfettişlerince düzenlenen raporun asılları veya onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesi, sahte olduğu iddia olunan belge asıllarının dosyaya konulması, 22.08.1997 tarih ve 22 sayılı Belge'nin gerçek olup olmadığı ve suça konu aracın sanık İsmail Çelik tarafından hangi tarihte satın alındığı Türkmenistan Cumhuriyeti Devleti'nin yetkili makamlarından sorulması, belgelerdeki imzaların sanık İsmail Çelik'in eli ürünü olup olmadığı saptanıp suç kastı ile hareket edip etmediği de tartışılarak sanıkların savunmalarında isimleri geçen Sevinç İlhan ve Halim Kayalar'ın tanık sıfatı ile dinlenmeleri, bu kişiler hakkında bu olayla ilgili açılmış bir kamu davası varsa bu dava dosyalarının celbi ile birleştirilmeleri mümkün değilse, özetlerinin duruşma tutanağına geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren bölümlerin onaylı örneklerinin dosyaya konulması, ayrıca sanıklar hakkında Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesine ait 2004/292 esas sayılı dava dosyasının getirtilip incelenip, onaylı örneklerinin denetime imkan verecek şekilde dosyaya konulması bedelsiz ithalatla ilgili değişiklikleri kapsayan mevzuat da göz önünde bulundurularak deliller bir bütün halinde değerlendirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden ve sanıkların ayrı ayrı cezai sorumlulukları da değerlendirilip sanık İsmail Çelik'in yüklenen suça bilerek iştirak ettiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu da karar yerinde tartışılmadan her iki sanık hakkında eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
2- Ceza Genel Kurulu'nun 20.04.2004 gün ve 47-101 sayılı kararında açıklandığı üzere, vekalet ücretinin asil yerine vekil lehine hükmolunması, yasaya aykırı,
3- Hükümden sonra, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanık İsmail Çelik'in hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 07.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy