(5237 S. K. m. 7, 204) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 342)
Dava: Resmi Evrakta Sahtecilik suçundan sanıklar Ali Baki Yörü ve Hüseyin Yörü'nün yapılan yargılamaları sonunda: 765 sayılı TCK. nun 342/1, 80 ve 59/2. maddeleri gereğince sanık Ali Baki Yörü'nün 1 yıl 11 ay 10 gün ağır hapis cezasıyla mahkumiyetine, sanık Hüseyin Yörü'nün beraatına dair Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.10.2004 gün ve 2004/188 Esas, 2004/337 Karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık Ali Baki Yörü müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının onama ve bozma isteyen 02.08.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, sanık Ali Baki Yörü müdafiinin 22.10.2004 havale tarihli dilekçesi ile vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1989 model, 60291210133582 motor ve WDB1241251A985251 şase nolu Mercedes marka aracın Alman ruhsatının 4. bölümünde, Talip Erciyas'ın 03.04.1996 tarihinde TBBLR66 plaka ile aracın sahibi olduğu, adı geçen kişinin aynı araç ve TBBLR66 plaka ile 26.07.1996 ve 02.08.1997 tarihlerinde Türkiye'ye giriş yaptığının gümrük idarelerince tutulmakta olan bilgisayar kayıtlarından anlaşılmakla, söz konusu ruhsatının 6. bölümünde sanık Ali Baki Yörü'nün 12.06.1997 tarihinde AD381 plaka ile aracın sahibi olduğu biçimindeki kaydın sahte olduğu ve bu suretle sanıkların yüklenen suçu işlediklerinin iddia olunması, sanık Ali Baki Yörü'nün, Almanya'da iken Ertan Aktaş isimli kişi ile tanıştığını, Almanya'dan Türkiye'ye araç götüreceğini belirterek permi hakkını satın almak istediğini, Türkiye'ye döndüğünde tekrar aradığını, 1987, 1988, 1989 model araçların Türkiye'ye getirildiğinin söylenmesi üzerine 11.000 DM'a aldığı otomobili kendisinin Türkiye'ye getirdiğini ve gümrükte imza attığını, sanık Hüseyin Yörü'nün, atılı suçu kabul etmediğini, babası sanık Ali Baki Yörü'nün Almanya'da çalıştığını, dönüşte araçla geldiğini, gümrük işlemlerini yaptırmak için babasının vekalet verdiğini, aracı alırken çıkış işlemi yaptığını, diğer belgelerle ilişiğinin olmadığını, sanıklar müdafiinin, bilirkişi raporunda Alman makamlarınca düzenlenen suça konu araç ruhsatının 6. sayfasında Kadir Demirkoparan'ın sahipliğini gösteren 04.12.1996 tarihindeki 6 rakamında tahrifat bulunduğu ve iğfal kabiliyetinin olduğu beyan edilmiş ise de, belgenin aşağı tarafında damga halinde 04.12.1998 tarihi açıkça belirtilmiş bulunduğundan iğfal kabiliyetinden söz edilemeyeceği, her ne kadar iddianamede Talip Erciyas'ın 03.04.1996 tarihinde araca sahip olduğu belirtilmiş ise de, belgenin 6. sayfasında Kadir Demirkoparan'ın malik olduğunun açıkça belli olduğunu, sahteciliğin Talip Erciyas ile Kadir Demirkoparan arasında da yapılmış olabileceğini savunmaları karşısında, sanıkların suç kasıtlarının ortaya konabilmesi ve gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından; öncelikle belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, suça konu belge asıllarının celbi sağlanıp incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması, dosyada bulunan onaysız belge fotokopilerinin asılları veya onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesi, adli emanetin 2004/2436 sırasında kayıtlı sahte olduğu iddia olunan yabancı motorlu araç tescil belgesinin gerçek olup olmadığı ve suça konu aracın sanık Ali Baki Yörü tarafından hangi tarihte satın alındığı Almanya Devleti'nin yetkili makamlarından sorulması, sanık Ali Baki Yörü'nün savunmasında ismi geçen Ertan Aktaş ile yabancı ruhsatta isimleri bulunan Talip Erciyas ve Kadir Demirkoparan'ın tanık sıfatı ile dinlenmeleri, bu kişiler hakkında bu olayla ilgili açılmış bir kamu davası varsa bu dava dosyalarının celbi ile, birleştirilmeleri mümkün değilse, özetlerinin duruşma tutanağına geçirilmesi, yine 4926 sayılı yasaya muhalefet suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2004/7622 hazırlık numarası üzerinden yürütülen soruşturmanın akıbeti araştırılarak dosyanın celbi sağlanması ve getirtilen dosyalardaki bu davayı ilgilendiren bölümlerin onaylı örneklerinin dosyaya konulması, bedelsiz ithalatla ilgili değişiklikleri kapsayan mevzuat da göz önünde bulundurularak deliller bir bütün halinde değerlendirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden ve sanıkların ayrı ayrı cezai sorumlulukları da değerlendirilip sanık Ali Baki Yörü'nün yüklenen suça bilerek iştirak ettiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu da karar yerinde tartışılmadan her iki sanık hakkında eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması, yasaya aykırı,
2- Kabule göre de; hükümden sonra, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanık Ali Baki Yörü'nün hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Ali Baki Yörü müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 14.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy