(5271 S. K. m. 309) (1412 S. K. m. 166)
Dava: Sahtecilik suçundan sanık Tufan Akıncı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25.02.2004 gün ve 2003/89979 hazırlık, 2004/5403 sayılı takipsizlik kararına yapılan itirazın reddine dair, merci Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2004 gün ve 2004/1734-1734 müteferrik sayılı kararın tüm dosya kapsamına nazaran, Sincan Ağır Ceza Mahkemesince tahkikatın genişletilmesine karar verilmesinden sonra ulaş Akhan'ın tanık olarak beyanının alınması amacıyla Ankara 14. Sulh Ceza Mahkemesinin görevlendirildiği, ancak görevlendirilen mahkemenin aramalara rağmen tanığı bulamaması üzerine, Ankara 14. Sulh Ceza Mahkemesince yapılan soruşturma sonucuna göre takipsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesine binaen itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla, sahte olarak düzenlendiği belirtilen çeklerin keşidecisi olan Abdulkadir Lami Akhan'ın çok önceden ölmüş olması ve suça konu çeklerin sanık Tufan Akınca tarafından sahte olarak tanzim edildiğinin veya sahte olduğunu bilerek ciro edildiğinin müşteki tarafından iddia edilmesi karşısında, bu hususların tesbiti açısından Abdulkadir Lami Akhan'ın nüfus örneğinin merciinden temin edilmesi, çeklerde bulunan keşideciye ait imzanın sanık Tufan Akınca'ya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği gibi, sanığın zabıta tarafından alınan 12.01.2004 tarihli beyanında suça konu çekleri Ulaş Akhan'dan aldığın bildirmesi üzerine bu kişinin beyanının da alınmasının gerektiği gözetilmeksizin mülga 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 166/3. maddesi gereğince deliller toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken yeterli araştırma yapılmadan, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 06.09.2005 gün ve 37112 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 19.09.2005 gün ve YE.2005160463 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Karar: Tüm dosya içeriğine göre, çok önceden öldüğü ileri sürülen keşideci Abdülkadir Lami Akhan'ın nüfus kaydının getirilmesi, şüphelinin çekleri aldığını bildirdiği keşidecinin oğlu Ulaş Akhan'ın beyanının alınması ve gerektiğinde çeklerdeki keşideci imzasının şüpheliye ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken, eksik inceleme sonucu karar verildiği anlaşıldığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde bulunmakla,
Sonuç: Ankara C. Başsavcılığının 25.2.2004 gün ve 2003/89979 Hz. 2004/5403 sayılı takipsizlik kararına yönelik itirazın reddine dair, merci Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 8.11.2004 gün ve 2004/1734 müt. Sayılı kararın CMK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına iadesine, 14.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy