(765 S. K. m. 503, 522) (1412 S. K. m. 253) (5237 S. K. m. 157) (5271 S. K. m. 223, 309)
Dolandırıcılık suçundan sanık İsmail Demircioğlu'nun 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun 503/1, 522. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 4.375.000 Türk Lirası ile cezalandırılmasına dair, İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2002 tarihli ve 2001/848 esas, 2002/588 sayılı kararını müteakip, aynı eylem nedeniyle tekrar cezalandırılmasına ilişkin İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.6.2002 tarihli ve 2002/191-451 sayılı kararının; Sanığın, kendisini Mehmet Ali Taşçı olarak tanıtmak suretiyle oto kiralama işiyle uğraşan müştekiden, oto kiralaması ve teslim aldığı otomobili iade etmemesi şeklinde belirlenen eyleminden dolayı İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2002 tarihli ve 2001/848 esas, 2002/588 sayılı ilamı ile cezalandırılmış olması karşısında, aynı eylemden dolayı mükerrer olarak açılan kamu davasının mülga 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 253/3 (5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/1). maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmamasında isabet görülmediğinden, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca bozulması, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 26.09.2005 gün ve 40061 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 13.10.2005 gün ve YE.2005176085 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
İzmir C. Başsavcılığı İnfaz Bürosunun 5.4.2005 gün ve 2004/4-3412 sayılı yazısı ile; hükümlünün aynı suçtan dolayı İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nde de yargılanıp 11.7.2002 gün ve 2001/848 esas, 2002/588 sayılı kararı ile 1 yıl 3 ay hapis ve 4.375.000.000 TL. ağır para cezasıyla cezalandırıldığı, kararın kesinleşmesini müteakip cezalarının 21.1.2004 tarihinde tamamen infaz edildiğinden bahisle, mükerrer açılan davanın yargılamanın yenilenmesi yoluyla reddine karar verilmesinin istenilmesi üzerine, İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 7.4.2005 gün ve 2001-191 esas 2002/451 sayılı ek kararı ile talep kabul edilerek mükerrer açılan davanın reddine karar verilmekle konusu kalmadığı gibi, yargılama aşamasında dosyaya intikal etmediği için mahkemesince bilinmeyen bir hususun ilk kez yazılı emir yoluyla incelenmesi olanaksız olup sonradan ortaya çıkan delillerin değerlendirilmesi için başvurulacak yasal yollar tükenmediğinden kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteminin CMUK. 309. maddesi gereğince REDDİNE, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına iadesine 11.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy