(765 S. K. m. 99) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (5083 S. K. m. 2)
Dava: Güveni kötüye kullanmak ve dolandırıcılık suçlarından sanık Kemali Çağlayan'ın yapılan yargılaması sonunda, güveni kötüye kullanmak suçundan açılan kamu davasının TCK. nun 99. maddesi gereğince düşürülmesine, dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 1.7.2004 gün ve 2002/328 Esas, 2004/247 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ve duruşmalı olarak incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının red ve bozma isteyen 18.10.2005 günlü tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriğine göre inceleme sanık Kemali Çağlayan hakkında güveni kötüye kullanmak suçundan kurulan düşme kararına hasredilmiş, duruşmalı inceleme yapılmasının verilecek karara bir etkisi bulunmadığı cihetle temyiz incelemesinin duruşmasız olarak yapılmasına oybirliği ile karar verilip yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Karar: I- Katılan vekilinin sanık Kemali Çağlayan hakkında güveni kötüye kullanmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Ziraat Bankası A.Ş.'nin sanık Kemali'nin izinli olduğu dönemde temyiz kapsamı dışında kalan diğer sanık Kürşat'ın bankaya gelip kredi kartı borcunu yatırması için bankada çalışan bir arkadaşına bıraktığı parayı o kişiden alıp mal edinmek şeklinde oluşan eyleminden dolayı güveni kötüye kullanmak suçundan açılan davada doğrudan doğruya zararının bulunmaması nedeniyle davaya katılma hakkı olmadığı cihetle, bu suç yönünden usulsüz olarak verilen katılma kararı hukuken geçersiz olup hükmü temyiz hak ve yetkisi vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanık Kemali Çağlayan müdafiinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince:
Hükümden sonra, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5335 Sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 Sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların atılmasında ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 19.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy