(1412 S. K. m. 223) (5271 S. K. m. 193)
Dava: Resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar Yaşar S., Şakir Ç., Nihal S. ve Yaşar A.'ın yapılan yargılamaları sonunda, beraatlerine dair Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.6.2005 gün ve 2004/99 Esas, 2005/165 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 26.12.2005tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.09.1992 gün ve 225-236 sayılı kararı ile uyum gösteren diğer Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere, Ceza Yargılama Yasası'nda mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 1412 sayılı CMUK. nun 223/son ve hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 Sayılı CMK. nun 193/2. madde ve fıkralarının, beraat kararı yönünden dosya kapsamına göre ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağının anlaşılması hali ile sınırlı olarak uygulama yerinin mevcut olduğu, sanığın sorgusu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak delil taktiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, sorgusu yapılmayan sanık Yaşar Salman ın delil taktirine girilmek suretiyle beraatine karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
Gaziantep ilinde faaliyet gösteren Y. Tekstil Ltd. firmasının ortağı olan sanıklar Yaşar S. ve Şakir Ç.'nun Tunus ve Cezayir e gerçekleştirdikleri ihracat bedellerini yurda getirmedikleri halde getirmiş gibi Etibank görevlisi olan diğer sanıklara içeriği itibariyle sahte döviz alım belgeleri (DAB) düzenletmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia olunmasına, Hazine Müsteşarlığı tarafından düzenlenen soruşturma raporunda; suça konu belgelerin Kambiyo Müdürlüğü'ne hesap kapatmak üzere ibraz edildiğinin, DAB'lerinin fiktif (hayali)işlemler yapılmak suretiyle devletten haksız yere KDV iadesi alınması, ihracat bedelinin geldiğinin tevsik edilmesi, ihracat taahhüdünün aynı zamanda Eximbank kredilerine, döviz kredilerine, ihracat ve yatırım teşvikli kredilerin taahhüdüne sayılma yükümlülüğü bulunanların, banka ve Hazine'ce uygulanacak müeyyidelerden kaçınmak amacıyla bu işlemlere tevessül edildiğinin, 168 adet gümrük beyannamesi kapsamında gerçekleştirilen ihracata ait bedelin yurda getirilmediği, 87 adet ile ilgili Mersin de dava açıldığının ve fiktif DAB ve DSB (Döviz satım belgesi) düzenleyen bankaların da bu işlemler nedeniyle belgeleri düzenletenlerden komisyon alarak gelir elde ettiklerinin belirtilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi, suç tarihi ile sanıkların hukuki durumlarının tayini bakımından; Yaşteks firmasına 1998 yılı gümrük beyannameleri ve DAB ile ilgili olarak ihracattan dolayı KDV iadesi yapılıp yapılmadığı, adı geçen firmaya bu ihracatlar nedeniyle kredi kullandırılıp kullandırılmadığı, soruşturma raporunda belirtilen Hazine'ce uygulanacak müeyyidelerden kaçınma amacıyla kullanılıp kullanılmadığı, bu işlemlerden Hazine - Maliye ile kredi veren bankaların zarar görüp görmediği ilgili kurumlardan sorulup tespit edilerek, kullanıldığının belirlenmesi halinde belge asılları da getirtilerek incelenmesi, hangi tarihte ne tür işlemlerde kullanıldığının saptanması, Mersin'de açıldığı belirtilen davanın bu belgelerle ilgisi bulunup bulunmadığı, aralarında bağlantı olup olmadığı ve firma hakkında kaçakçılık suçundan soruşturma ve dava bulunup bulunmadığı ihracatın gerçeğe dayalı olup olmadığı araştırılıp celp ile özetlerinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı birer suretlerinin dosyaya intikali sağlanarak suçun sabit olduğunun belirlenmesi halinde firma ortakları olan sanıkların savunmaları da gözetilerek fiilin oluşumundaki rolleri ve önemi üzerinde durulup, iştirak iradesiyle hareket ettiklerinin iddia olunması karşısında banka görevlisi olan sanıkların suç tarihi itibariyle statüleri de araştırılarak soruşturma izni gerekip gerekmediği de nazara alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden belge asıllarının elde edilemediğinden ve raporun tahmine dayalı düzenlendiğinden bahisle yazılı şekilde eksik soruşturmaya dayalı olarak beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 29.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy