(233 S. KHK. m. 46) (765 S. K. m. 345) (5237 S. K. m. 207) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık Veyis Hikmet V.'nun yapılan yargılaması sonunda: suç vasfındaki değişiklik nedeniyle görevi kötüye kullanmak suçundan mahkümiyetine dair Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.06.2005 gün, 2005/200 Esas, 2005/189 Karar sayılı hükmün, süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafi tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 15.02.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Sanığın sorgusunun 16.05.2005 tarihinde yapılması ve müdafinin de duruşmaları takip etmesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşıldığından bu hususa yönelik tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1- Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkındaki 233 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 46/b. maddesi uyarınca personelin ancak bağlı olduğu kurumun parası, para hükmündeki evrak ve senetleri ve diğer mevcutlarına karşı işledikleri suçlar ile bilanço, tutanak, rapor ve benzeri her türlü belge ve defterleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı devlet memurları gibi cezalandırılabileceklerinden, Çat İlçesi Tedaş İşletme Şefi olarak görev yapan sanığın düzenlediği sahte mühürleme tutanağının kurum aleyhine bulunmaması ve bu tutanak esas alınarak sulh ceza mahkemesince verilen görevsizlik kararının da davayı sonuçlandıran ilam niteliğinde nihai karar olmadığı gözetilerek, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 345. (5237 sayılı TCK.nun 207/1.) maddesinde öngörülen özel belgede sahtecilik suçundan mahkümiyeti yerine, suçun nitelendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve Uygulamaya göre de;
5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK. ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerektiği gözetilmeden denetime olanak vermeyecek şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy