(5237 S. K. m. 53, 204) (765 S. K. m. 342) (5271 S. K. m. 232) (YCGK. 10.04.2007 T. 2007/9-74 E. 2007/86 K.) (YCGK. 29.05.2007 T. 2007/9-104 E. 2007/116 K.) (YCGK. 18.09.2007 T. 2007/8-125 E. 2007/186 K.)
Dava: Resmi Evrakta Sahtecilik suçundan sanık H. G.'in yapılan yargılaması sonunda, mahkumiyetine dair Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.07.2005 gün ve 2005/118 Esas, 2005/201 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 03.01.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 10.04.2007 gün ve 9-74/86, 29.05.2007 gün ve 9-104/116, 18.09.2007 gün ve 8-125/186 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, 27.02.2005 günlü duruşma tutanağının hükme esas teşkil eden kısa kararı içeren 1. sayfasının hükme katılan Üye Hakimler Gülşen Heybet (35063) ve Hasan Kaya (42515) tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK. nun 232/4. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanığın aşamalarda değişmeyen suça konu 09.10.1997 tanzim ve 30.10.1997 vade tarihli bono altındaki borçlu gözüken "M. Ş."e atfen atılan imzanın kendisi tarafından atıldığına dair savunması, katılan şirkette pazarlama elemanı olarak çalışan tanık H. Ş.'in malları sanık H. G.'e sattıkları halde işyerinin vergi kaydının "M. Ş." adına olması nedeniyle suça konu bonoyu bu isme düzenlediklerini, diğer tanık İ. S.'nın ise söz konusu bonodaki yazıları bizzat kendisinin yazdığını beyan etmesi nedeniyle, sahteliği iddia olunan bonodaki imzanın yanlarında verdikleri mal karşılığında borçlu yerine sanık tarafından atıldığını katılan şirket çalışanları olan tanıkların bildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın yüklenen resmi evrakta sahtecilik suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Kabul ve uygulamaya göre; resmi belgede sahtecilik suçunun cezası, 765 Sayılı TCK.nun 342/1 maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar hapis, 5237 Sayılı TCK.nun 204/1 maddesinde ise, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olmasına rağmen, temel cezanın alt sınırdan tayini halinde 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 Sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle, 5237 Sayılı TCK.nun aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy