(5252 S. K. m. 9/3) (5237 S. K. m. 53)
Dava: Resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık E. Kemahlı'nın yapılan yargılaması sonunda: Mahkumiyetine dair Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.11.2003 gün ve 2001/85 Esas, 2003/137 Karar sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından süresi içinde temyizi üzerine, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığınca 5320 Sayılı Yasanın 8/2. maddesi gereğince iade edilmesinden sonra aynı mahkemece yeniden yapılan yargılaması sonunda verilen 10.11.2005 gün ve 2005/212 esas, 2005/226 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 16.02.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Kovuşturma aşamasında tutuklu yargılanan ve savunması alındıktan sonra tahliye edilen sanığın sonraki duruşmalara katılmadığı anlaşılmış ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyanın 5320 Sayılı Yasanın 8/2. maddesi uyarınca iadesinden sonra duruşmada hazır bulunan sanık müdafiinden diyecekleri usulüne uygun olarak sorulduğundan tebliğnamedeki 1 nolu bozmaya ilişen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1- Dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken 5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, yapılan karşılaştırma sonunda lehe olduğu belirlenen 765 Sayılı Yasanın, 504/1, 80, 522/1 maddeleri uyarınca ceza tayin edildiği halde, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.02.2006 tarih 2006/9-19-17 sayılı kararında açıklandığı üzere, aynı yasanın 31. maddesi uyarınca sanığın kamu hizmetlerinden yasaklanmasına hükmolunması yerine, karma uygulama oluşturacak biçimde 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunması,
2- Suçun işlendiği 03.12.1999 tarihinden sonra 15.01.2003 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve aleyhe hüküm içeren 4786 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile 647 Sayılı Yasanın 5. maddesinin 4. fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen fıkranın hükümlü hakkında uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 22.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy