(765 S. K. m. 493, 503) (5271 S. K. m. 309)
Dolandırıcılık suçundan sanık Yusuf Celal A.'ın 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun 503/1, 80, 522/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 12 gün hapis ve 123.032.965 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2001 gün, 1998/384 Esas, 2001/1705 sayılı kararın, dosya kapsamına göre, dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, failin yaptığı hile ve desiselerle mağdurun iradesini fesada uğratarak malın kendisine teslimini sağlamak suretiyle haksız bir çıkar elde etmesi, buna karşılık hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, malın failin egemenlik alanına geçmesinde fesada uğramış da olsa mağdurun rıza ve bilgisinin bulunmaması gerektiği;
Hırsızlık suçunun nitelikli halinin düzenlendiği 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun 493. maddesinin 4. bendinin uygulanabilmesi için de; memur olmayan bir kimsenin resmi sıfat takınarak ve bu hareketin yarattığı nedensel güçten yararlanarak hırsızlık suçunu işlemesinin zorunlu olduğu, kullanılan bu hileli aracın yani resmi sıfat takınmanın, mağdurun eşyalarının, mağdurun eşyalarını gözaltında tutmak ve benzeri davranışlarını zayıflatması ve sanığın da bundan yararlanmasının söz konusu olması gerektiği;
Somut olayda; dosyanın diğer sanıkları Sultan S. ve Engin K.'ın para karşılığı birlikte oldukları Romen uyruklu şikayetçilere dışarıda sivil polisler sizi bekliyor diyerek ve sanıklardan Sultan S.ı'nın telefonla birisiyle görüşerek yardım isteminde bulunmak suretiyle şikayetçileri sivil polisin beklediğine inandırdıktan sonra, hükmü temyiz etmeyen sanık Yusuf Celal A. ile yakalanamayan Abdullah adlı sanığın kendilerini sivil polis olarak tanıtarak şikayetçilerin çantalarıyla içindeki para ve ziynet eşyalarını almaları şeklinde geçekleşen eylemin 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/4. madde ve bendindeki selahiyeti olmaksızın resmi sıfat takınmak suretiyle işlenmiş hırsızlık suçunu oluşturduğu ve suç türü tarihi ve cezanın miktarı itibarıyla 4616 sayılı Kanun kapsamında kaldığı gözetilmeden, davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi yerine unsurları oluşmayan dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 06.10.2005 gün ve 42274 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 08.11.2005 gün ve YE.2005182428 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Dosya içeriğine göre kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2001 gün, 1998/384 Esas, 2001/1705 sayılı kararının CMK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 04.10.2004 gün, 4521/7032 sayılı bozma kararı uyarınca sanık Yusuf Celal A.'ın eylemi 765 Sayılı TCK. nun 493/4. maddesinde düzenlenen selahiyeti olmaksızın resmi sıfat takınmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğundan ve 4616 Sayılı Kanun kapsamında kaldığından anılan kanunun 1/4. maddesi uyarınca kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine,
Sanığın dava zamanaşımı içinde aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlemesi halinde dosyanın ele alınarak kamu davasına kaldığı yerden devam edilmesine, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 27.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy