(1412 S. K. m. 317, 366) (5320 S. K. m. 8) (5083 S. K. m. 2) (5252 S. K. m. 9) (213 S. K. m. 353)
Dava: Dolandırıcılık, sahtecilik ve 213 sayılı Vergi Usul Yasasına muhalefet suçlarından sanıklar Sadık Akaltun, Ali Kılınç, Haydar Kılınç, Sebaittin Şentürk'ün yapılan yargılamaları sonunda, Sadık Akaltun'un sahte fatura kullanmak ve düzenlemek, sanıklar Ali Kılınç, Haydar Kılınç ve Sebaittin Şentürk'ün dolandırıcılık suçlarından beraatlerine, sanık Sadık Akaltun'un dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine dair Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 25.4.2005 gün ve 2000/42 Esas, 2005/64 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ile duruşmalı incelenmesi sanık Sadık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama-bozma isteyen 22.2.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, dolandırıcılık suçu yönünden 5237 sayılı yasa gözetildiğinde duruşmanın savunmaya yenilik getirmeyeceği ve karara da etkisi olmayacağı anlaşıldığından duruşmasız olarak dosya incelendi gereği görüşüldü:
Karar: Sanık Mehmet Emin Akaltun hakkında 11.2.2000 tarihli iddianame ile dolandırıcılık ve sahtecilik, sanıklar Ali Kılınç, Haydar Kılınç ve Sebaittin Şentürk hakkında 23.3.2000 gün ve 2000/1032 sayılı iddianame ile açılan özel belgede sahtecilik suçlarından zamanaşımı içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
I-) Şikayetçi vekilinin, sanık Sadık Akaltun hakkında 1.2.2001 gün ve 2001/378 sayılı iddianame ile muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura kullanmak suçundan açılan dava hakkında kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Şikayetçi Hazine vekilinin birleştirilen 2001/54 Esas sayılı dosyada açılan kamu davasına 1412 sayılı CMUK. nun 366. maddesi uyarınca katılma isteminde bulunup bu sıfatı kazanmadığından şikayetçi idarenin temyize yetkisi bulunmadığı cihetle vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi uyarınca uygulanması gereken anılan yasanın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-) Katılan vekilinin, sanıklar Ali Kılınç, Haydar Kılınç ve Sebaittin Şentürk hakkında birleştirilen 2002/154 esas sayılı dosyada dolandırıcılık suçuna iştirakten açılan dava hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dolandırıcılık suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve taktir kılınmış olduğundan katılan vekilinin suçların sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
III-) Sanık Sadık Akaltun hakkında sahte fatura düzenlemek ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarına gelince;
A-) 11.2.2000 tarihli iddianame ile sanığın, gerçekte üretilmediği halde çiftçilerin 1998 yılı pamuk destekleme primini almalarını sağlamak amacıyla kütlü pamuk faturası düzenlediği yine 14.1.2004 tarihli iddianamede alınmayan ve işlenmeyen pamuklar için işleyip satmış gibi değişik firmalar adına 1999 takvim yılında 19 adet sahte preseli pamuk faturası düzenlediğinin iddia olunmasına ve 14.1.2004 tarih ve 2004/260 sayılı iddianamenin konusunun çiftçiler adına düzenlenen kütlü pamuk faturaları olmayıp 1999 takvim yılında firmalar adına düzenlenen preseli pamuk faturaları olmasına göre; sanığın düzenlediği 19 adet faturaları kullandıkları ileri sürülen Gürdelioğlu, Babadan, Eylem, Ceren, Teksan, Enes, Tümpa firmaları hakkında düzenlendiği anlaşılan karşıt inceleme raporları ile ilgili olarak anılan şirketlerin yetkilileri hakkında dava açılmış olup olmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları celp ile incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi yönünden mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim ve tesellüm belgeleri, bedelinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun kanıtlama yeterliliği olan şirket banka hesapları ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ve faturaları düzenleyene yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığı da dikkate alınarak adlarına fatura düzenlenenler ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde yeniden karşılaştırılmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucuna göre deliller bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken çiftçiler adına düzenlenen kütlü pamuk faturaları nedeniyle vergi zıyaının bulunmadığı ve firmalar adına düzenlenen faturaların vergi kaçırmak için değil dolandırıcılık suçunu gizlemek için düzenlendiğinden bahisle eksik soruşturma ve isabetsiz gerekçe ile sanığın beraatına karar verilmesi, yasaya aykırı;
B-) Dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Hükümden sonra, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5335 sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca, bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların atılmasında ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık Sadık Akaltun müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy