(5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 267) (1412 S. K. m. 305) (5320 S. K. m. 8)
Dava: Resmi evrakta sahtecilik suçundan hükümlü M. Akçakaya'nın yapılan yargılaması sonunda: Mahkumiyetine dair Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.6.1997 gün, 1993/9 Esas, 1997/176 Karar sayılı kesinleşmiş hükmün, 5237 sayılı Yasanın 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmesini müteakip yeniden değerlendirilmesi sonucu aynı mahkemece duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde verilen 17.6.2005 gün ve aynı sayılı ek kararın süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 27.2.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü;
Karar: 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde lehe yasanın derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde karar verilebileceği kabul edilerek asıl olanın duruşma yapılması olduğu hükme bağlanmıştır. Maddede sözü edilen haller eylemin, tartışmasız olarak suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması veya belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdir gerektirmemesi gibi hallerdir. Mahkemece bir değerlendirme yapılarak suçun unsurlarının tayini, takdir hakkı kullanılarak cezanın belirlenmesi veya kişiselleştirilmesinin gerektiği durumlarda, davaya katılan veya şikayetçiye de haber verilerek duruşma açılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Evrak üzerinde yapılan incelemede, suçun unsurlarının tartışılması, yeni yasanın verdiği takdir hakkı kullanılarak ceza tayini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, hükmün niteliğinin değiştirilmesi ve bu kararın sınırlı inceleme yapması gereken itiraz merciince incelenmesi mümkün değildir. Davanın esasını çözen ya da değişiklik yapan ve sonradan yürürlüğe giren yasa değerlendirilerek yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin sonuçlandırıcı (nihai) kararlar duruşma dışında verilmiş olsalar dahi 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 267 ve 5320 Sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı Yasanın 305. maddesine göre temyize tabidir. Bu itibarla; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca duruşma açılarak karar tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili tüm hükümleri olaya uygulanarak bulunacak sonucun karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti ile sanığın sabıkasını teşkil eden Altındağ 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.2.1980 gün, 1979/499 Esas, 1980/56 Karar sayılı ilamındaki hapis cezasının aynı mahkemenin 7.2.1989 gün, 1989/84-68 sayılı kararıyla para cezasına çevrilerek toplam 39.500 lira ağır para cezası olarak infaz edilmesi ve dosyada mevcut 15.7.2005 tarihli adli sicil kaydında da temyiz konusu dava dışında arşiv kaydına rastlanılmadığının belirtilmesi karşısında duruşma açılarak cezanın ertelenip ertelenmeyeceğinin duruşmalı inceleme sonucu takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, sabıkalı oluşundan bahisle erteleme konusunda evrak üzerinde karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 17.04.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy