(765 S. K. m. 503) (1412 S. K. m. 223) (5271 S. K. m. 309)
Dolandırıcılık suçundan sanık Cihan B.'nın 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 503/ilk maddesi gereğince 3 ay hapis ve 4.500 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve daha önce verilip kesinleşen ertelenmiş bulunan 1 yıl hapis ve 200 Türk lirası ağır para cezası ile 3 ay müddetle memuriyetten men cezasının Türk Ceza Kanunu'nun 95. maddesi uyarınca aynen infazına dair, Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.1991 tarihli ve 1990/23 esas, 1991/150 sayılı kararını, tüm dosya kapsamına göre; 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun maznunun gelmemesi başlıklı 223. maddesinin son fıkrasındaki sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa dahi dava gıyabında bitirilebilir şeklindeki düzenleme karşısında; sanığın savunması alınmadan gıyabında mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 25.01.2006 gün ve 1846 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 09.03.2006 gün ve YE.200618805 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Duruşmanın yöntemi karar tarihinde yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK. nun 219-288 maddelerinde ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş olup 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı CMK.'da da benzer düzenlemeler yer almıştır. Anılan Kanunun 223/1 ve 5271 Sayılı CMK. nun 193/1. madde ve fıkralarında Kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamaz hükmü yer almaktadır.
Sanığın yokluğunda yargılama yapılabilmesini olanaklı kılan CMUK.nun 223/son-225 ile 5271 Sayılı CMK.nun 193/2-195 maddelerinde de
..ayrık hükümler dışında sanığın sorgusu yapılmadan karar verilemeyeceği vurgulanmıştır. Bu husus; sanığın duruşmada hazır bulunması ve sorgusunun yapılması, yargılamanın yüze karşı olması, savunma hakkının kısıtlanamayacağı ve cezanın kişiselleştirilmesi ilkelerinin zorunlu gereğidir.
5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesinde düzenlenen kamu yararına bozma, istinaf ve Yargıtay'dan geçmeksizin kesinleşen Hakim ve Mahkeme kararlarına karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur.
Bu çerçevede somut olaya baktığımızda; mahkemece, sanığın yokluğunda duruşma yapılarak sorgusu alınmadan delil takdirine girilerek verilen ve davanın esasını çözümleyen mahkumiyet kararı yöntemine uygun ve geçerli bir yargılama yapılmaksızın verilmiş olduğundan yasaya aykırı ve kanun yararına bozma düşüncesine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.1991 gün ve 1990/23 Esas, 1991/150 sayılı kararının 5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesi BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince ifasına dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına iadesine, 25.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy