(765 S. K. m. 102, 345, 504) (5237 S. K. m. 7, 158) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık suçlarından sanıkların yapılan yargılamaları sonunda: dolandırıcılık suçundan tüm sanıkların, sahtecilik suçundan ise sanıklar Z., İ. ve F.'in beraatlerine, sanık R.'nin değişen suç vasfına göre 765 sayılı TCK. nun 345. maddesi ile gereğince mahkumiyetine dair İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.05.2005 gün ve 2004/195 Esas, 2005/74 Karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ile sanık Recep müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının onama ve bozma isteyen 22.03.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmiş, katılanın, incelemenin duruşmalı yapılmasını isteme yetkisi bulunmadığından vekilinin bu konudaki vaki isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY. nın 318. maddesi uyarınca oybirliğiyle reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Karar: 1- Sanık F.'e yüklenen dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, elde edilen delillerin sanıklar F., Z. ve İ.'un sahtecilik suçundan hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun olarak gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2- Katılan vekilinin sanıklar R., Z. ve İ.'un dolandırıcılık suçundan beraatlerine ilişkin hükme yönelik temyizine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK. nun 102/4 maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanık R.'in sorgusunun yapıldığı 27.05.2002 tarihinden ve diğer sanıklar Z. ile İ.'un sorgularının yapıldığı 08.07.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK. nun 102/4 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
3- Sanık R.'in özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmüne yönelen sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede;
Hükümden sonra, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini ile 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik CMK. nun 231 ve TCK. nun 7/2 maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık R. müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY. nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy