(765 S. K. m. 522) (5237 S. K. m. 53) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık M. Ö.'ün yapılan yargılaması sonunda, mahkumiyetine dair Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.6.2005 gün ve 2004/344 Esas, 2005/122 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 21.03.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken temel hapis cezasının TCK. nun 522. maddesiyle artırım sırasında 3 yıl 3 ay 18 gün yerine 3 yıl 3 ay 10 gün olarak yazılması sonuca etkili olmayan maddi hata olarak kabulüyle mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak:
1- Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan cezaların üst sınırı esas alınarak ve resmi belgede sahtecilik suçunda temel cezanın alt sınırdan tayini halinde 5237 Sayılı TCK. nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak uygulanan hak yoksunluğunun 765 Sayılı Kanunda bulunmaması itibariyle aleyhe olduğu dikkate alınmadan 5237 sayılı Yasa hükümlerini esas alarak yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
2- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve sanık lehine sonuç doğuran 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesi gereğince, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy