(5252 S. K. m. 9/3) (5275 S. K. m. 99)
Dava: Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık suçlarından sanık Ahmet Ç.'nın yapılan yargılaması sonunda: Mahkumiyetine dair Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.12.2005 gün ve 2003/787 Esas, 2005/588 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 28.3.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 Sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın haksız olarak ele geçirdiği bankanın maddi varlığı olan çeki düzenleyip kullanarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında fiilinin 765 Sayılı TCK. nun 504/3- (5237 Sayılı TCK. nun 158/1-f) maddesindeki suçu oluşturduğu ve 765 Sayılı TCK. nun 522. maddesi uyarınca artırım yapılırken 1.633 YTL yerine eksik para cezası tayini isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık hakkında sübutu kabul edilen resmi belgede sahteciliksuçuna, olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK. nun 342/1 ve ilgili diğer maddeleri ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 204 ve müteakip maddeleri ayrı ayrı uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların kararın gerekçe bölümünde birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle denetime olanak verecek şekilde lehe olan yasanın belirlenmesi ve buna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Dolandırıcılık suçu yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.02.2006 gün ve 11/12 esas, karar sayılı kararında açıklandığı üzere; Türk Ceza Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama şekli hakkında 5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hüküm; önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceğinden, suç ve cezaların tesbitine ilişkin 765 Sayılı Yasadaki hükümler eyleme uygulanarak hükmolunan sonuç ceza ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri suça uygulandıktan sonra ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün gerekçe bölümünde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden infazda tereddüt doğuracak, şekilde bu işlemin hüküm fıkrasında yapılması ve 765 sayılı TCK. nun 503/1, 522 ve 59/2 maddelerinden hükmün kurulduktan sonra 5237 Sayılı Kanunun 50. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlara çevrilmemesine ve 53/1-3 maddesinin uygulanmasına karar vermek suretiyle karma uygulama yapılması,
3- 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 99/1. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olup varlıklarını ayrı ayrı koruyacakları ancak bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise anılan kanun 107. maddesinin uygulanabilmesi yönünden bir toplama kararı isteneceği gözetilmeden dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından verilen cezaların toplanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321 inci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 06.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy