(5237 S. K. m. 157, 206)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Mustafa Gölbaş ve memura yalan beyanda bulunmak suçundan sanık Hayriye Akgül'ün yapılan yargılamaları sonunda, beraatlerine dair Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23.12.2003 gün ve 2002/744 Esas, 2003/1812 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının red isteyen 23.07.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dosyaya ibraz edilen onaylı vekaletname fotokopisinden Avukat Ünal Demirtaş'ın katılanın vekili olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
I- Katılan vekilinin sanık Hayriye Akgül hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yüklenen memura yalan beyanda bulunmak suçunun manevi unsuru itibariyle oluşmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve taktir kılınmış olduğundan katılan vekilinin suçun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Katılan vekilinin sanık Mustafa Gölbaş hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Sanığın kendisini Mehmet Gölbaş olarak tanıtıp kardeşi Mustafa Gölbaş'a ait olduğunu bildirdiği 2.250.000 lira tutarındaki senetleri, bilahare Mehmet Gölbaş'ın borçlu olarak gözüktüğü 3.750.000.000 lira tutarındaki senetleri, aldığı mobilya karşılığında katılana verdiği, piyasadan bu şekilde mobilya aldıktan sonra işyerini kapattığı, evinde yapılan haciz işlemleri sırasında kendisini bu kez Mustafa olarak tanıtıp borçlu Mehmet'in burada kalmadığını söyleyerek hacizi sonuçsuz bıraktığı, iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın önceden verdiği karar doğrultusunda aldığı mobilya bedellerini ödememek amacıyla yanlış isim vermesi ve haciz sırasında da kararını sürdürmesi nedeniyle yasal unsurları oluşan zincirleme biçimde dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy