(2709 S. K. m. 19)
Dava: 466 Sayılı Kanuna göre manevi tazminat talebinde bulunan davacı Mustafa C.'nin vekilinin istemi üzerine yapılan inceleme sonunda 466 Sayılı Kanuna göre 12.000.YTL manevi tazminat ile 800YTL vekalet ücretinin davalı maliye hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair Ünye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 5.5.2005 gün ve 2004/231 Esas, 2005/108 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı onama isteyen 18.4.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre davacı vekilinin hükmedilen tazminat miktarlarının az, davalı vekilinin fahiş olduğuna ve kazanılmış hak kuralının ihlal edildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.11.2004 gün ve 177-203 sayılı kararında açıklandığı üzere; 17.10.2001 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4709 Sayılı Yasa ile; haksız ve hukuka aykırı olarak yakalanan ve tutuklanan kimselerin bu yüzden uğrayacakları her türlü zararların Devletçe tanzim edilmesine olanak sağlayan Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 19. maddesinin son fıkrasında değişiklik yapılarak zararın tazminat hukukunun genel prensiplerine göre Devletçe ödeneceğinin kabul edilmesi karşısında, 466 Sayılı Yasa uyarınca haksız tutuklama tazminatı başvurusunda karar tarihinde uygulanması gereken 4.12.2004 gün ve 25660 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca hüküm altına alınan miktar üzerinden tarifenin 3. kısmına göre davacı lehine, reddedilen kısım üzerinden anılan maddenin 2 fıkrası uyarınca davacı yararına hükmedilen vekalet ücretini geçmemek üzere nispi vekalet ücreti tayini gerektiği gözetilmeden davacı lehine maktu vekalet ücreti tayini ve davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı, davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün davacı yararına vekalet ücreti taktirine ilişkin 3. fıkrasında yer alan 800YTLnin 1.310.YTLye çıkartılması, 4. fıkra olarak Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunun avukatlık asgari ücret tarifesinin 10/2 fıkrası hükmü de gözetilerek 1.310.YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 11.07.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy