(1412 S. K. m. 366) (1086 S. K. m. 295) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 339, 341) (5237 S. K. m. 53, 204)
Dava ve Karar: I- Sanık Ö. D.'e yüklenen irtikap ve dolandırıcılık, sanık İ. K.'e yüklenen resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçları ile ilgili sanıklar müdafiileri ile şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Şikayetçi vekilinin 23.02.2004 tarihli dilekçesindeki davaya katılma istemi hakkında bir karar verilmemesi suretiyle talep tarihinde yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK. nun 366/2. maddesi uyarınca bir karar verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
II- Sanık Ö. D. hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin suç unsurlarının oluşmadığına, suçun nitelendirilmesine, suçun sabit olmadığına, fazla ceza verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Tapu Sicil Müdürlüğünde görevli memur olan sanık Ö. D.'in, doğrudan gelir desteği almak için İl Tarım Müdürlüğüne müracaat edecek kişilere tapu kütüğünde sahtecilik yapmadan, tapu kütüğündeki bilgilere aykırı olarak bilgisayardan aldığı çıktılarda taşınmazların malik isimlerini değiştirip veya yüzölçümlerini fazla olarak gösteren tapu kayıt suretlerini sahte olarak düzenleyip verdiği iddia ve kabul olunmasına göre; tapu kaydında sahtecilik yapılmadan sadece gerçeğe aykırı olarak düzenlenen resmi senetlerin HMUK. nun 295. maddesinde sözü edilen sahteciliği kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerden sayılamayacağı da dikkate alınarak,
5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK. nun 341/2. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun 204/2. maddesine göre temel cezanın belirlenmesinden sonra olaya ilişkin tüm hükümler ayrı ayrı uygulanarak ortaya Çıkan sonuçlar kararın gerekçe bölümünde denetime olanak verecek şekilde somut olarak gösterilerek birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi yerine, 5237 Sayılı TCK. nun 204/3. maddesinin olaya uygulanma olanağı bulunmadığı halde, uygulamalı karşılaştırma yapılmadan 204/2-3, 43. maddelerinin aleyhe olduğu kabul edilerek hüküm fıkrasında 765 Sayılı TCK. nun 339. maddesinde yer alan hangi ceza hükmünün uygulandığı da belirtilmeden 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesiyle hak yoksunluğuna karar verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 Sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy