(5237 S. K. m. 204) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 305, 322, 326)
Dava: Resmi evrakta sahtecilik suçundan sanık Mustafa Ongur'un yapılan yargılaması sonunda, mahkumiyetine dair Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 8.6.2004 tarih ve 2003/325 Esas, 2004/104 Karar s. hükmün sanık müdafii tarafından süresi içerisinde temyizi üzerine, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığınca 5320 s. Kanunun 8/2. maddesi gereğince iade edilmesinden sonra aynı mahkemece duruşma açılarak yeniden yapılan yargılama üzerine verilen 23.9.2005 tarih ve 2005/253 Esas, 2005/143 s. hüküm temyiz incelemesi yapılmak üzere C.Başsavcılığının bozma isteyen 27.04.2006 günlü tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama gününe kadar aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar hakkında Yargıtay tarafından yapılacak inceleme usulü, 5320 S. Ceza Muhakemesi Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 8/1. maddesi uyarınca; 322. maddenin 4, 5, 6. fıkraları hariç olmak üzere uygulanması gereken 1412 S. CMUK. nun 305 ila 326. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemenin istisnası olarak 5320 S. Kanunun 8. maddesinin 2. fıkrasında, Bu Yasanın yürürlük gününden önce ilk derece mahkemelerince karar verilmiş olup, temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş bulunan dava dosyalarından, lehe yasa hükümlerinin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması gerektiği açıkça anlaşılanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca doğrudan ilgili mahkemesine iade edilebilir. Bu halde, mahkemesince duruşma yapılarak karar verilir hükmü yer almaktadır. Bu hüküm TBMM. Genel Kurulunda kabul edilen bir önerge ile maddeye eklenmiş olup gerekçesinde; Yeni ceza mevzuatındaki lehe yasa hükümlerinin uygulanması yönünde hükmü veren mahkemece değerlendirme yapılması gerektiği açıkça anlaşılan dava dosyalarının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca doğrudan mahkemesine iade edilebilmesi imkanı getirilerek, gereksiz yere zaman kaybına yol açacak bir uygulamanın önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. denilmiştir. Böylece Özel Dairelerin, lehe kanunun uygulanması için yapacakları bozma kararlarının doğuracağı sonuçlara vakit geçirilmeksizin ulaşılması amaçlanmıştır.
Hükmün düzenleniş amacı da gözetildiğinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade işlemi; temyiz sürecini sonlandıran, yerel mahkeme kararını ortadan kaldıran, mahkemece uyulması zorunlu olan, kendine özgü bir işlemdir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade işlemi üzerine yerel mahkeme kararı ortadan kalktığından duruşma açılarak usulünce verilen hükme karşı temyiz davası açılması halinde inceleme yapılması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiği cihetle; sanık ve müdafiinin yokluğunda verilip usulüne uygun biçimde tebliğ edilen 23.09.2005 tarihli hükme karşı temyiz talebinde bulunulmadığı anlaşıldığından dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy