(5237 S. K. m. 7, 157, 211) (1412 S. K. m. 321) (5320 S. K. m. 8) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 347) (5271 S. K. m. 230, 231)
Dava ve Karar: Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK.nun hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenip sonucuna göre hüküm kurulmuş ve verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin delil olmadığına, suç unsurlarının oluşmadığına, soruşturmanın eksik yapıldığına, fazla ceza verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
Sanığın, kendisini alacaklı, katılanı borçlu olarak gösteren tanzim tarihi olmayan 30.07.2003 vade tarihli 1.400 liralık senedi katılanın imzasını sahte olarak atmak suretiyle düzenleyip icra takibine koyduğundan bahisle açılan kamu davasında; sanık savunmasında zirai tohum, fide, zirai aletler pazarlaması yaptığını, katılanın değişik zamanlarda alış veriş yaptığını, sattığı mal ve aldığı ödemelerden bakiye borcunu ödemediğinden dolayı daha önce kendisinden aldığı suça konu senedi icraya koyduğunu belirtmesi, katılan ise sanıktan ilk kez 1998 yılında ilaç pompası aldığını, daha sonra tohum aldığını ve borcunu yetişmiş domates olarak geri ödediğini, sanığa borcu bulunmadığını ifade etmesi ve icra takibinde katılanın imzaya itirazı üzerine sanığın açtığı itirazın kaldırılması davasının reddedilmesi sonucu imzanın katılana ait olmadığı ve senedin sahte olarak düzenlendiğinin sabit olduğundan bahisle özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de; tarafların aralarında önceden beri devam eden alış veriş olduğunu kabul etmeleri, tanık S. K. tarafların aralarındaki borç ilişkisi nedeniyle yanında konuştuklarını, ancak ayrıntısını hatırlamadığını belirtmesi karşısında; yüklenen sahtecilik suçu sabit ise de, sanığın göstereceği tanık ve belgeler değerlendirilerek katılandan alacaklı olduğu bedelin saptanması, saptanamadığı takdirde üzerinde uyuşulan bedel ve alacağa ilişkin tarihin belirlenmesi ve bu miktarın faiziyle birlikte senet tutarı kadar olup olmadığının tespitinden sonra sanığın gerçekten alacağını tahsil amacıyla hareket ettiği sonucuna ulaşılması halinde sahih bir keyfiyetin esbab-ı sübutiyesini tedarik maksadına matuf olacak sahtecilik yapmak suretiyle yüklenen suçu işlediğinin kabulüyle 765 Sayılı TCK.nun 347.(5237 Sayılı TCK.nun 211.) maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Cumhuriyet Savcısının esasa ilişkin görüşünün gerekçeli kararda gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 230/1-a maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy