(5271 S. K. m. 309) (5237 S. K. m. 268)
Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suçundan şüpheli C. A. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.01.2006 tarihli ve 2005/27351-235-25 sayılı iddianamenin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair, Üsküdar 1. Çocuk Mahkemesinin 31.01.2006 tarihli ve 2006/6-25 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2006 tarihli ve 2006/2 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre şüphelinin bir hırsızlık eylemi sebebiyle yakalanması üzerine, gerçek kimlik bilgilerini gizleyerek D. A. isimli bir başka şahsın adını kullandığı, soruşturma evrakının bu isimle düzenlenerek Cumhuriyet Savcılığına sevk edildiği, ancak daha sonra yapılan fizik kimliği tespiti sonrasında gerçek kimlik bilgilerinin belirlendiği, bu hususun dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, iddianamenin iadesine dair Üsküdar 1. Çocuk Mahkemesince de bu şekliyle kabul edildiği, keza Üsküdar Çocuk Büro Amirliğince tanzim olunan 20.12.2005 tarihli kimlik tespit tutanağının da dosyada bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 30.03.2006 gün ve 14001 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 01.05.2006 gün ve YE.2006066455 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
19.12.2005 tarihinde bir alışveriş merkezinde hırsızlık yaptığından bahisle yakalanan şüphelinin gerçek kimliğini saklayıp 1992 doğumlu D. A. olarak kendisini tanıttığı ve 20.12.2005 günü Üsküdar C. Başsavcılığına sevk edildiği, gerekli işlemlerin yapıldığı, bilahare fizik kimlik tespiti için karakola gönderildiğinde alınan parmak izlerinden gerçek adının 1989 doğumlu C.A. olduğunun anlaşıldığı, bu durumun 20.12.2005 günlü şüpheli ve müdafiinin de imzasını taşıyan tutanakla saptandığı, ayrıca şüphelinin müdafii huzurunda C. Savcılığında ve sorgusu sırasında Sulh Ceza Hakimliğinde alınan ifadelerinde; kimliği konusunda yalan beyanda bulunduğunu beyan ettiği, hırsızlık suçundan açılan davaya ilişkin iddianame örneğinin dosyada olduğu ve davanın açılması için yeterli şüphenin bulunduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle; Üsküdar Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 07.02.2006 gün ve 2006/2 D.İş sayılı kararının CMK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına iadesine 25.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy