(5271 S. K. m. 170, 174)
Nitelikli dolandırıcılık ve bu suça yardım etme suçundan şüpheliler Osman G. ve Kenan E. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19.01.2006 tarihli ve 2006/24-3 sayılı iddianamenin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi kanununun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174/1-b maddesi gereğince iadesine dair, Kütahya Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2006 tarihli ve 2006/10 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2006 tarihli ve 2006/44-58 sayılı müteferrik kararın, tüm dosya kapsamına göre, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheliler hakkında müsnet suçtan düzenlenen iddianamenin soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunun eksik olduğu, zararın gerçek miktarının tesbit edilemediği, delil niteliğindeki iskontolu ve iskotosuz fatura asıllarının da temin edilmek suretiyle ek bilirkişi raporu alınması gerektiği, yine eylemin dolandırıcılık olarak değerlendirilmekle birlikte gösterilen mağdurların Kespaş A.Ş. sahipleri olmaları durumunda hizmet nedeni ile emniyeti suistimal suç olarak nitelendirilmesi ve sevk maddelerinin de buna göre olması gerektiği gibi iddianamedeki anlatımın bu suç tanımına uygun olduğundan bahisle iadesine, keza anılan karara itirazın ise ayrı gerekçelerle reddine karar verilmiş ise de,
5271 Sayılı Kanunun 174. maddesinde iddianamenin iade edilebilmesi için anılan maddedeki veya aynı Kanunun 170. maddesindeki unsurları taşımaması gerektiğinin belirtildiği, şüphelilerin üzerine atılı suçun vasfını tayin etme yetkisinin soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısına ait olduğu, mahkemenin ise belirtilen sevk maddeleri ile bağlı olmayıp iddianamede anlatılan eylemin niteliğini tayin ve takdirde serbest bulunduğu, keza 5271 Sayılı Kanunun 174/2. maddesine göre suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iade kararı verilemeyeceğinin belirtildiği,
Ayrıca yargılama aşamasında delilleri serbestçe değerlendirilebileceği cihetle, hazırlık soruşturması sırasında alınan bilirkişi raporu ile bağlı olmadığı, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz görülmesi durumunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği hususları gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 30.03.2006 gün ve 14077 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 01.05.2006 gün ve YE.2006066497 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Bilirkişi raporunun sonuç bölümünde iddiaların tespit edilebilmesi için iskontolu ve iskontosuz olarak düzenlenen fatura asıllarının müşterilerden temin edilmesi ve bu faturalara ait şirkette kalan ikinci nüshalarının karşılaştırılması suretiyle yapılabileceği, bilirkişi olarak tarafımıza müşterilerden temin edilmiş herhangi bir fatura aslı ve bu faturalara ait şirkette olması gerekirken ikinci nüsha faturalar verilmediğinden bu konuda herhangi bir tespit yapılamadığının belirtilmesi karşısında; mevcut eksiklikler giderilerek ve gerektiğinde adına fatura düzenlenenler de dinlenip tüm deliller toplandıktan sonra suçun sübutu ve suç vasfının belirlenmesine etki edeceği mutlak olan bilirkişi incelemesi saptanılmadan dava açılması CMK. nun 174/1-b maddesine aykırı olup iddianamenin iadesine ve bu karara yönelik itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden yerinde olmayan kanun yararına bozma isteminin CMUK. nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına iadesine 13.07.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy