(5237 S. K. m. 7, 53, 62, 206, 267, 268, 269) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 343) (1412 S. K. m. 321)
Dava: Yalan beyanda bulunmak suçundan sanık B. Ö.'ın yapılan yargılaması sonunda, mahkumiyetine dair Burdur Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.05.2005 gün ve 2002/537 Esas, 2005/233 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığınca 5320 Sayılı Yasanın 8/2. maddesi gereğince iade edilmesinden sonra mahkemece duruşma açılıp 5237 Sayılı Yasa değerlendirilerek yapılan yargılama üzerine verilen 02.02.2006 gün ve 2005/543 Esas, 2006/76 karar sayılı hükmün süresinde temyizen incelenmesi sanık tarafından istenildiğinden dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 16.05.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Başka suçtan yakalanan sanığın, kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, ifadesi alınırken beyan ettiği kimlik bilgilerine sahip bir şahsın gerçekten mevcut olduğu anlaşılmakla; eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK. nun 268. maddesi yollamasıyla 267. ve şartları bulunduğu takdirde aynı yasanın 269. maddesinin de uygulanma olanağı bulunması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri uyarınca; 765 Sayılı TCK. ile 5237 Sayılı TCK. nun olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, cezalar kişiselleştirilerek, sonuç cezaların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden dosya içeriğine uygun olmayan 5237 sayılı TCK. nun 206. maddesi ile hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy