(1412 S. K. m. 305)
Dava: Muhtelif suçlardan Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.1998 tarihli ve 1998/197-197 müteferrik sayılı içtima kararı ile 10 yıl 38 ay 5 gün hapis, 10 gün hafif hapis cezasına hükümlü Fatih V.'ın, bu cezasından dolayı şartla tahliyesini müteakip, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın şartla tahliye edildiği, bihakkın tahliye süresi içerisinde de henüz herhangi bir suç işlemediği, suç işlediği taktirde uyarlama kararı verilebileceği, bu aşamada uyarlama talebinin hukuki yarar bulunmadığından bahisle reddine dair, Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2006 tarihli ve 2000/752-1669 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2006 tarihli ve 2006/140 müteferrik sayılı kararını, dosya kapsamına göre, şartla tahliye kararından sonra deneme süresi içerisinde bir suç işlenmesi halinde 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesi uyarınca bakiye cezanın infazının gündeme geleceği, bu durumda hükümlünün deneme süresinin yeniden tespit edilebileceği bakımından lehe olan kanunun uygulanması gerekeceği cihetle,
01.06.2005 tarihine yürürlüğe giren 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlere olaya uygulanarak, oraya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir şeklindeki düzenlemeye ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Zaman bakımından uygulama başlıklı 7. maddesine nazaran öncelikle yargılama dosyası üzerinden duruşma açılmak suretiyle lehe Kanun'un tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 01.05.2006 gün ve 18409 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 29.05.2006 gün ve YE.200694976 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Karar: 765 Sayılı Türk Ceza Yasasının yürürlükten kalkması ve 5237 Sayılı Türk Ceza Yasasının yürürlüğe girmesi nedeniyle, lehe yasanın belirlenmesi amacıyla 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9. maddesi uyarınca ister duruşmalı, isterse istisna olarak evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu verilen kararlar hüküm niteliğinde olduğundan, Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 sayılı kararında da açıklandığı üzere 1412 Sayılı CMUK. nun 305. maddesinde belirtilen haller dışında temyize tabidirler. Yerel mahkeme kararında yasa yolu olarak kararın itiraza tabi olduğunun gösterilmesi ve Cumhuriyet Savcısının itirazı üzerine, itiraz merciinin yasa yoluna başvurmada hata olduğunu saptayıp, dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi gerektiğini belirtmesi yerine başvuruyu inceleyip sonuçlandırmak suretiyle verdiği karar hukuken yok hükmündedir. Ayrıca Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2006 tarihli uyarlama kararı da, hükümlüye tebliğ edilmemiş ve Cumhuriyet Savcısı tarafından da mercide hata suretiyle itiraz edilmiş olup henüz kesinleşmemiştir. Tebligat eksikliğinin mahallinde giderilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle itiraz merciince verilen karar yok hükmünde olup bu karara yönelik yasa yararına bozma isteminin reddine, tebligat eksikliğinin giderilmesi ve temyiz incelemesi için müteakip işlemlerin mahallinde ifasına dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine 30.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy