(765 S. K. m. 359) (5275 S. K. m. 107) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (CGK 27.12.2005 T. 2005/3-162 E. 2005/173 K.)
Sahte nüfus cüzdanı düzenlemek ve kullanmak suçundan hükümlü
, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 359/1-3. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.1994 tarihli ve 1993/1378 esas, 1994/685 sayılı kararından dolayı hükümlünün şartla tahliyesini müteakip, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın şartla tahliye edildiği, bihakkın tahliye süresi içerisinde de henüz herhangi bir suç işlemediği, suç işlediği takdirde uyarlama kararı verilebileceği, bu aşamada uyarlama talebinin hukuki yarar bulunmadığından bahisle reddine dair, aynı mahkemenin 24.02.2006 tarihli ve 1993/1378 esas, 1994/685 sayılı ek kararma yönelik itirazın reddine ilişkin, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2006 tarih ve 2006/130 sayılı değişik iş kararın dosya kapsamına göre, şartla tahliye kararından sonra deneme süresi içerisinde bir suç işlenmesi halinde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107. maddesi uyarınca bakiye cezanın infazının gündeme geleceği, bu durumda hükümlünün deneme süresinin yeniden tespit edilebilmesi bakımından lehe olan kanunun uygulanması gerekeceği cihetle,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. Şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uyguluma başlıklı 7. maddesine nazaran öncelikle yargılama dosyası üzerinden duruşma açılmak suretiyle lehe kanunun tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmece n. itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan karam: bozulması Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 05.05.2006 gün ve 19479 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 01.06.2006 gün ve YE.2006103753 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlükten kaldırılarak 5237 Sayılı Yasanın kabulü nedeniyle, lehe yasanın tespiti amacıyla 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9. maddesi uyarınca ister duruşmalı, isterse istisna olarak evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu verilen kararlar hüküm niteliğinde olduğundan, Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 gün ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı üzere 1412 Sayılı CMUK. nun 305. maddesinde belirtilen haller dışında temyize tabidirler. Yerel Mahkeme kararında yasa yolu olarak kararın itiraza tabi olduğunun gösterilmesi ve Cumhuriyet Savcısının itirazı üzerine, itiraz merciinin yasa yoluna başvurmada hata olduğunu saptayıp dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi gerektiğini belirtmesi yerine başvuruyu inceleyip sonuçlandırmak suretiyle verdiği karar hukuken yok hükmündedir. Ayrıca Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2006 tarihli temyize tabi olan uyarlama kararı hükümlüye tebliğ edilmemiş ve C. Savcısının mercide hata suretiyle itirazı nedeniyle de henüz kesinleşmemiştir. Tebligat eksikliğinin mahallinde giderilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, itiraz mercii olan Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 31.03.2006 gün, 2006/130 D.İş sayılı kararı yok hükmünde olup bu karara yönelik yasa yararına bozma isteminin REDDİNE, tebligat eksikliğinin giderilmesi ve temyiz incelemesi için müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 30.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy