(213 S. K. m. 139) (4811 S. K. m. 14) (5228 S. K. m. 4) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
213 S. Vergi Usul Yasasına muhalefet suçundan sanık Mahmut Başarır hakkında yapılan yargılama sonunda: 213 S. kanunun 359/a-2, TCK. nun 59 ve 647 S. kanunun 6. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezasıyla Mahkumiyetine dair Tuzla Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.09.2004 tarih ve 2002/241 Esas, 2004/953 Karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 08.06.2005 günlü tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
1- Defter ve belgelerin ibrazı için çıkarılan yazının işyeri adresinde tebliğ edilmiş olmasına göre, faaliyetini sürdürdüğü anlaşılan sanığa 213 S. Kanunun 139/2. maddesinde ön görülen istisnalardan birinin varlığı önceden belirlenmeden yapılan tebligatın hukuki geçerliliği bulunmadığı cihetle, müsnet suçun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden beraatı yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi kanuna aykırı,
2- Kabule göre; 4811 s. Vergi Barışı Yasasının 14. maddesinin 1. fıkrasından yararlanılabilmesi için aynı maddenin 3. fıkrası gereğince, vergi ziyaına sebebiyet verildiği hallerde salınan vergi ve kesilen cezalar ile gecikme faizi ve zamlarının aynı yasanın 18. maddesinde ön görülen süre ve tutarda tamamen ödenmesi ve bunlara karşı idari yargı yerlerinde dava açılması veya açılan davalardan vazgeçilmesinin gerektiği, Tuzla Vergi Dairesi Müdürlüğünün 16.08.2004 gün, 12813 s. yazısından 4811 s. Kanundan yararlanmak için başvuran sanığın taksitlerin tamamını ödemediğinin anlaşılması karşısında, 31.07.2004 gününde yürürlüğe giren 5228 S. Yasanın geçici 4/2. maddesi uyarınca son ödeme süresi olan Eylül 2004 ayı sonuna kadar vergi ve cezaların tamamen ödenip ödenmediği ve idari yargıda dava açılmış ise vazgeçip geçmediğinin araştırılması ile ödenmediğinin anlaşılması durumunda hükümden sonra, 01.06.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 S. Türk Ceza Yasasının 7 ve 5349 S. Kanunla değişik 5252 S. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9. maddeleri uyarınca; anılan Kanunlar değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerden dolayı 5320 S. Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 S. CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istek gibi BOZULMASINA, 21.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy