(5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 305, 322, 326) (5271 S. K. m. 232)
Dava: Dolandırıcılık suçundan sanık Rıza G.'in yapılan yargılaması sonunda: Mahkumiyetine dair Karaman Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.11.2003 gün ve 2003/46 Esas, 2003/166 Karar sayılı hükmün sanık tarafından süresi içinde temyizi üzerine, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığınca 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesi gereğince iade edilmesinden sonra aynı mahkemece yeniden yapılan yargılama üzerine verilen 8.11.2005 gün ve aynı sayılı hüküm temyiz incelemesi yapılmak üzere C.Başsavcılığının bozma isteyen 3.7.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar hakkında Yargıtay tarafından yapılacak inceleme usulü, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1. maddesi uyarınca; 322. maddenin 4, 5, 6, fıkraları hariç olmak üzere uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 305 ila 326. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemenin istisnası olarak 5320 Sayılı Yasanın 8. maddesinin 2. fıkrasında, Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce ilk derece mahkemelerince karar verilmiş olup, temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş bulunan dava dosyalarından, lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması gerektiği açıkça anlaşılanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca doğrudan ilgili mahkemesine iade edilebilir. Bu halde, mahkemesince duruşma yapılarak karar verilir hükmü yer almaktadır. Bu hüküm TBMM. Genel Kurulunda kabul edilen bir önerge ile maddeye eklenmiş olup gerekçesinde; Yeni ceza mevzuatındaki lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünde hükmü veren mahkemece değerlendirme yapılması gerektiği açıkça anlaşılan dava dosyalarının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca doğrudan mahkemesine iade edilebilmesi imkanı getirilerek, gereksiz yere zaman kaybına yol açacak bir uygulamanın önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. denilmiştir. Böylece Özel Dairelerin, lehe yasanın uygulanması için yapacakları bozma kararlarının doğuracağı sonuçlara vakit geçirilmeksizin ulaşılması amaçlanmıştır. Hükmün düzenleniş amacı da gözetildiğinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade işlemi; temyiz sürecini sonlandıran, yerel mahkeme kararını ortadan kaldıran, mahkemece uyulması zorunlu olan, kendine özgü bir işlemdir. Açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade işlemi üzerine yerel mahkeme kararı ortadan kalktığından duruşma açılarak usulünce verilen hükme karşı temyiz davası açılması halinde inceleme yapılması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiği cihetle; mahkemece 5271 Sayılı CMUK. nun 232/6 maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu düşünülmeden dosyanın resen Yargıtay C. Başsavcılığına gönderilmesine `ibaresine de yer verilmesi suretiyle yasa yolunun gösterilmesinde tereddüt oluşturulduğu dikkate alınarak, sanık müdafiine ve şikayetçiye kararın tebliği ile verilmesi halinde temyiz dilekçesinin de eklenerek iadesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.09.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy