(5237 S. K. m. 53, 62, 206, 267, 268) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 343) (5271 S. K. m. 231) (1412 S. K. m. 321)
Dava: Memura Yalan Beyanda Bulunmak suçundan sanık T. D.'ın yapılan yargılaması sonunda, 5237 sayılı TCK. nun 206/1, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 17.10.2005 gün, 2004/1089 Esas, 2005/1205 Karar sayılı hükmün, süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 27.06.2006 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle, incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın, bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Başka suçtan yakalanan sanığın, kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, ifadesi alınırken beyan ettiği kimlik bilgilerine sahip bir şahsın gerçekten mevcut olduğunun celp edilen nüfus kaydından anlaşılması nedeniyle eyleminin, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268/1. maddesi aracılığıyla 267/1. maddesi kapsamında olacağından 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca lehe belirlenmesi esnasında suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK. nun 343/2 maddesi hükümleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 267/1. maddesi hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması,
2- Gerekçeli karar başlığına suç tarihinin yanlış yazılması,
Yasaya aykırı,
3- Sanığa ait adli sicil kaydı getirtilerek sonucuna göre hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesi gereğince, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy